|
Y
KROMOZOM DELESYONU
Moleküler düzeyde analizi ve tetkikinde gerekli problar
Dr.Kaan
AYDOS
Y kromozomu
üzerinde spermatogenezden sorumlu 3 adet bölge vardır:
AZFa, AZFb ve AZFc (DAZ) bölgeleri. Bu bölgelerde de
çok sayıda gen yer alır ve spermatogenezi sağlarlar.
Önce DAZ bölgesi ve buradan sorumlu genler tanımlandı.
Arkasından diğer bölgeler incelendiler. Şimdi, bu 3
bölgenin dışında, AZFc'nin distal komşuluğunda başka
bir bölgenin varlığı üzerinde tartışılmaktadır. Aşağıda
DAZ genleri ve bunu takiben diğer bölgeler, test yapımıyla
da ilişki kurularak kısaca özetlenmeye çalışılmıştır.
Erkek
infertilitesinde Y kromozomunun önemi ilk olarak 1976'da
Tiepolo ve Zuffardi'nin yayınladıkları bir araştırma
ile başlamıştır. Burada 1170 subfertil erkekte karyotip
analizi yapılmış ve azoospermi bulunanların 6'sında
Y kromozomunun uzun kolunda bir kayıp olduğu gözlenmiştir.
Bunun üzerine yazarlar, Y kromozomunun uzun kolunun,
spermatogenezin olabilmesi için gerekli bazı gen loküslerini
içerdiğini ileri sürmüşlerdir. Bu çalışmayı takiben
yapılan çok sayıdaki araştırma artık Y kromozomu üzerinde
bazı genlerin spermatogenezde rolü olduğunu açıkca ortaya
çıkarmıştır. PCR tekniğinin de yaygınlaşmasıyla Y kromozomu
üzerindeki genleri gösteren bir harita yapılmıştır.
Neticede
anlaşıldı ki, bu kromozom üzerinde spermatogenez ile
ilgili 3 adet bölge bulunmakta ve bu bölgelerde de çok
sayıda gen görev yapmaktadır. 1993'den itibaren, Reijo,
Ma, Lahn vd. araştırıcılar bu bölgelerde yerleşmiş DAZ
(deleted in azoospermia), RBM ve benzeri gen ailelerini
tanımladılar. Hepsi bir araya getirilince, bu bölgelerde
bulunan genlerin delesyonlarında (silinmelerinde, eksikliklerinde)
ortaya çıkabilecek germinal aplaziden oligozoospermiye
kadar değişen testis biyopsisi bulguları, yani fenotipleri,
de ortaya çıkarılmış oldu. ICSI sonuçları incelendiğinde
anlaşıldı ki, genlere ait delesyonlar erkek çocuklara
da geçmekteydi.
Ancak,
Y kromozomunda bulunan ve spermatogenezden sorumlu bu
genlerin somatik ve/veya germinal hücrelerde dağılımı
mozaik bir yapı göstermektedir. Yani, genetik araştırma
yapmak için lökositler kullanıldığında herhangi bir
delesyon bulunmazken, aynı şahsın germ hücrelerinde
delesyon bulunabilmekte ve bu delesyon durumu çocuğa
da nakledilebilmektedir. Diğer yandan, testislerde bazı
seminifer tubüller germinal aplazi gösterirlerken, diğerleri
normal ya da maturasyon arresti durumunda da bulunabilmektedirler.
O halde, aynı testiste seminifer tubüller arasında genetik
materyal taşıma bakımından farklılıklar bulunmaktadır,
yani bir mozaizm söz konusudur. Bu da neden delesyon
tayininde kan örnekleri ile germ hücreleri kullanıldıklarında
farklı sonuçlar gelebileceğini açıklamaktadır. Yani
lökositler ya da fibroblastlar kullanılarak genetik
analiz yapıldığında, Y delesyonu bulma oranları daha
düşük olmaktadır, çünkü germ hücrelerinde meydana gelen
delesyonlar, diğer dokulardan bağımsızdır. Zaten somatik
hücrelerdeki defektler doğacak çocuğa geçirilmezler.
Şimdi artık DAZ delesyonlarının görülmesinde germ hücreleri
mozaizm sıklığının hesaplanması gündeme gelmiştir.
Günümüzde
çoğu delesyon çalışmaları kan hücrelerindeki DNA'ları
kullanarak yapılmıştır ve yapılmaktadır. İlk olarak
1995'de Reijo tüm Y kromozomunu kaplayan 118 markır
kullanarak PCR yöntemiyle azoospermik erkeklerde genetik
araştırma yapmış, sonuçta %13'ünde delesyonların varlığına
işaret etmiştir. Bu genlerin bulunduğu bölgeye DAZ (deleted
in azoospermia) adını vermiştir. Daha sonra bu bölge
için AZFc (2000-3000 kilobases) terimi kullanılmaya
başlanıldı. Enteresan yanı, delesyonlu erkeklerin erkek
akrabalarının hiç birisinde delesyon gösterilmedi.
Ancak
yazarlar daha fazla markır kullanılarak aynı bölge üzerinde
başka delesyonların da bulunabileceğini düşünerek araştırmalarını
genişlettiklerinde, DAZ bölgesindeki genleri tanımlamak
için 47 yeni markırın daha bulunduğunu ortaya çıkardılar.
DAZ bölgesinde
bulunan genlerin delesyonları ile testis biyopsileri
karşılaştırıldığında, değişik fenotiplerin ortaya çıkabileceği
anlaşılmıştır. Delesyon bulunan azoospermik erkeklerin
bazılarında, tamamen germinal aplazi olmasına rağmen,
bazı tubüllerde spermatozoa bulunabilmektedir. Demek
ki DAZ bölgesi komplet spermatogenez için kesinlikle
gerekli değildir. Burada genetik modifiyerler, mozaizm
ya da mikro-ortama ait farklı etkileşimler de söz konusu
olabilir.
DAZ bölgesindeki
delesyonlar azoosperminin yanı sıra %6 oranında oligozoospermiye
de yol açabilirler.
Çalışmalar
açıkca göstermiştir ki, oligozoospermik olgularda lökositlerde
saptanan delesyonlar spermatozoada da bulunabilir ve
ICSI ile erkek çocuğa aktarılabilir.
DAZ bölgesinde
hangi genlerin bulunduğu exon-trapping yöntemiyle araştırılmıştır.
İlk olarak Duyk 1990'da, DAZ bölgesi üzerinde 3.5 kb'lık
bir testis-spesifik band elde etmiş ve bu genlere ait
problar kullanarak infertil erkeklerde delesyonlarını
ortaya koymuştur. Bunu takiben, DAZ bölgesinde bulunan
daha çok sayıda gen de tanımlanmıştır. Bu bölgede bulunan
sorumlu genlere ait aminoasit dizileri incelendiğinde,
bu aminoasit sekanslarının tek bir RNA-bağlayan reseptör
içerdikleri, aminoasit dizilerinin ise çok sayıda tekrarlar
yapabileceği anlaşılmıştır. Yani, bu genlerin kromozom
üzerinde çok sayıda kopyaları bulunabilir ve DAZ bölgesinde
delesyon saptanan infertil erkeklerde bunların tümü
birden kaybolmuştur. Ayrıca, DAZ genlerinin 3 numaralı
otozomal kromozom üzerinde bir de homoloğu bulunmuştur
(DAZL) ve buradan da DAZ genleri yapılabmektedir. Eksperimental
çalışmalarda DAZ homoloğu genlerin yokluğunda germ hücrelerinin
tamamen yokluğundan, düşük konsantrasyonda varlığına
kadar değişik fenotipler elde edilmiştir. İnanılmaktadır
ki, delete olan DAZ genlerinin sayısı germ hücre sayısını
belirlemektedir. O halde bir şahısta DAZ delesyonu varsa
bu şahısta total germ hücre yokluğu ya da maturasyon
arresti ya da az sayıda da olsa germ hücresi bulunabilecektir.
Sonuç
olarak, DAZ bölgesi infertilite için bir markır olup,
delesyonu infertiliteye yol açar.
Farelerde
önce DAZL genleri ortadan kaldırıldığında germ hücreleri
hemen hiç gelişmemektedir. Ama bunlara sonradan insan
Y kromozomu DAZ genleri verildiğinde, çoğu tubüllerde
germ hücrelerinin oluştuğu gözlenmiştir. Demek ki insan
Y kromozomu DAZ genleri, eksperimental olarak DAZL genlerinin
yerini tutabilmektedir. Bu gözlemlerde DAZ'ın germ hücre
sayısını belirlemede rolü olduğunu ortaya koymaktadır.
DAZ genlerinin
yaptığı proteinlerin ne zaman ve hangi hücrelerde rol
aldığı da araştırılmıştır. Bu proteinlerin ilk olarak
fötal gonositlerin nukleus ve sitoplazmasında bulundukları
gösterilmiştir. Adultlarda ise en fazla spermatogoniumların
nukleusunda bulunmaktadırlar. Mayoz sırasında ise primer
spermatositlerin sitoplazmalarına geçmektedirler. Demek
ki, DAZ genleri mayoz öncesi germ hücrelerinin nukleus
ve sitoplazmasında fonksiyon görmekteler, mayoz sonrası
hücrelerin ise özellikle sitoplazmalarında çalışmaktalar.
O halde, DAZ genleri erken germ hücrelerinin gelişmesinde,
sonraysa mayozun sürdürülmesinde görev almaktadırlar.
Y delesyonlarının
saptanmasında hangi genler için hangi markırlar kullanılmalıdır
Y kromozom
analizinde önemli olan, PCR sırasında delesyonu ortaya
koyacak en ideal markırın kullanılmasıdır. Yani incelenecek
genlerin iyi tanımlanması ve test sırasında bunlara
uygun markır probların kullanılması gerekir.
Lee bu
amaçla, tüm Y kromozomunu analiz etmek için 23 markır
bildirmektedir.
- sY13 psödoakrozomal
bölge için bir markır olup, tüm analizlerde kullanılmalıdır.
- sY14 SRY geni için
bir markırdır.
- sY238 ZFY bölgesi için
markırdır.
- TSPY (sY200) perisentromerik
bölge, sY78 ise sentromer için markırlardır.
- DFFRY, UTY, TB4Y, sY83
ve sY85 AZFa bölgesindeki genler için markırlardır.
- EIF1AY, RBM1, RBM2,
sY142, sY143 ve sY152 AZFb bölgesini gösterir.
- sY221, sY158, sY254,
sY283, sY242 ve sY202 AZFc ya da DAZ bölgesi için
markırlardır (sY254 ve sY283 DAZ geni exonlarını belirler,
sY221 ve sY242 DAZ geni intronlarını belirler).
- sY160 Y kromozomu uzun
kolunun heterokromatin yapısını belirler.
Delesyon
analizlerinin sonuçları
Değişik
ülkelerden değişik laboratuvarların yaptıkları çalışmalarda,
o populasyon içerisinde AZFa, AZFb ve AZFc delesyonlarına
ait farklı sıklıklar bildirmektedirler.
Lee'nin
çalışmalarına göre oligozoospermili erkeklerde AZFa
delesyonuna %4.2 kişide rastlanılmaktadır. %1.4 AZFb
delesyonu, %2.8 ise AZFc (DAZ) delesyonu göstermektedir.
Oysa AZFa bölgesinin delesyonları en ileri bozukluk
olarak bilinmekte ve Sertoli cell only sendromu ile
kesin birlikteliği savunulmaktadır. Bu sonuçlara göre
AZFa bölge delesyonlarında da oligozoospermi görülebilmektedir.
Azoospermik
erkeklerde delesyon görülme sıklığı, oligozoospermiklerden
çok daha fazladır. Delesyonu olan azoospermiklerin sadece
%7.6'sında delesyon AZFc bölgesine ait olup, geri kalanında
AZFb delesyonu sorumludur.
Bütün
bu sonuçlara rağmen, AZFc bölgesinin daha distalinde
bulunan bir gen grubunun daha spermatogenezden sorumlu
olabileceği şüphesi mevcuttur.
Y kromozomu
üzerinde çok sayıda gen bulunmuş olmasına rağmen, daha
tanımlanmamış çok sayıda başka gende bulunabilir. Bunlardan
biri DAZ bölgesinin distalinde bulunması muhtemel gen
grubudur. Belki bu genler DAZ bölgesi genlerinin ekspresyonundan
sorumludurlar.
Lee
DF, Castillo MB, Turek PJ, Pera RA: Y chromosome deletion
analysis and the DAZ genes. Andrology 2000. Proceedings
of the 1st european congress of andrology. Collana di
studi abruzzesi, L'Aquila, 2000'den özetlenmiştir.
|