|
Y-KROMOZOMU
DELESYON ANALİZİNİN KLİNİK ÖNEMİ
Dr.Kaan
AYDOS
Azospermili
yada oligozoospermili erkeklerde, Y kromozomunun AZFa,
AZFb, AZFc bölgelerinin delesyonlarını saptamak amacıyla
tetkik edilmeleri, tanısal amaçlı testis biyopsisi,
cryo-TESE ve TESE/ICSI uygulamalrı arasında seçim yapmamız
bakımından son derece faydalıdır. Y-delesyonlarının
teşhis edilmesi sadece spermatogenezdeki bozukluğun
etyolojisini tanımlamakla kalmaz, aynı zamanda infertil
erkeğin ve doğacak erkek çocuğun uygun klinik takibi
için de değerli bilgiler verir.
Son yıllarda
erkek faktörü infertilite olgularının tedavisinde önemli
teknik ilerlemeler kaydedilmiştir. Alınan neticeler
göstermiştir ki obstrüktif ya da non-obstrüktif azoospermi
veya oligozoospermi olgularının her çeşidi tedavi edilebilmektedir.
Ne yazık ki, çoğu kez hastalar araştırılmadan direkt
üremeye yardımcı tekniklere, özellikle ICSI'ye alınmakta,
tanısal amaçlı testler yapılmamaktadır. TESE yönteminin
invaziv bir girişim olması ve bazı olası yan etkileri
dikkate alındığında, ayrıca non-obstrüktif azoospermi
olgularında genel olarak sperm elde etme oranlarının
da %50 civarında olduğu düşünülürse, erkeğin klinik
muayenesinin yanısıra temel araştırma testlerinin de
yapılmasının, daha kanıta dayalı tedavi olanağı vereceği
mutlaktır.
Y-kromozom
mikrodelesyonları spermatogenetik yetmezlik olgularının
önemli bir nedenidir. Y- mikrodelesyonlarının sıklığı
idiyopatik azoospermi olgularında %15-20, şiddetli idiyopatik
oligozoospermi olgularında ise %7-10 olarak bulunmuştur.
Y-kromozomunun uzun kolu (Yq) üzerinde, rekürren mikrodelesyonların
görüldüğü birbirinden ayrı 3 bölge tanımlanmıştır: Azoospermia
Factor (AZF) AZFa, AZFb, ve AZFc. AZFa Sertoli cell
only sendromundan, AZFb maturasyın arrestinden, AZFc
ise değişik derecede oligo- azoospermi'den sorumludur.
Her ne kadar, genotip/fenotip arasında kesin bir ilişki
kurulamamış olsa da, çoğu çalışmalar bu görüşü desteklemektedir.
TESE yapılacak
olgularda daha önceden Y kromozomundaki delesyona uğramış
bölgenin tespit edilmesinin, TESE sırasında hücre bulma
şansını tahmin etmede prognostik öneme sahip olduğu
ortaya konmuştur. AZFc bölgesini de içine alan kombine
delesyonlarda (AZFb+c, AZFa+b+c) testiküler spermatozoaların
total yokluğu söz konusudur. AZFb delesyonlarının prognozu
ise oldukça kötüdür. Tek başına AZFc delesyonlarında
ise %50 olguda matür spermatozoa bulunmaktadır.
Çoğu merkezde
Y-kromozom delesyonu için tetkik ya yapılmamaktadır
ya da klinik önemi tam anlamıyla bilinmemektedir. Örneğin
bir hastanın muayene bulguları, hormon sonuçları ve
karyotip analizleri normal bulunmasına rağmen, toplam
24 adet bilateral testis biyopsisi alınmış ve spermatozoa
bulunamamıştır. Bu hastanın biyopsisinin patolojik tetkiki
ise evre I spermatosit arresti gelmiştir. Y-kromozom
analizi yapıldığında ise AZFb bölgesinde de-novo delesyon
saptanmıştır. Bu olgudan hareketle non-obstrüktif azoospermi
bulunan infertil erkeklerin araştırılmasında değişik
yorumlar yapılabilir. TESE ile matür spermatozoa elde
etme oranının sadece %50 olduğu bilindiğine göre acaba
bu olgularda kadının mutlaka folliküler stimülasyonunun
yapılması gereklimidir. Oysa azoospermik erkeklerde
cryo-TESE iyi bir alternatif olup kadının gereksiz yere
hormonal stimülasyonuna gerek bırakmamaktadır. Bununla
birlikte cryo-TESE de invazivitesi olan bir müdahaledir
çünkü multipl biyopsilerin alınmasını gerektirir.
Bütün
bunlar göstermektedir ki gerek cryo_TESE gerekse TESE/ICSI
öncesinde erkeğin durumunu net olarak ortaya koyabilecek
tanısal testlere büyük ihtiyaç vardır. Az sayıda çalışma,
TESE/ICSI öncesi kullanılabilecek tanısal testler bildirmişlerdir.
Bunlardan biri Silber'in tanımladığı testis biyopsisinin
kantitatif değerlendirimidir. Buna göre biyopsilerde
matür spermatid görülme oranları daha sonra yapılacak
TESE sırasında matür spermatozoa bulma şansını yüksek
oranda tahmin ettirebilmektedir.
AZFb'yi
de içeren Y-kromozom araştırması da tanısal amaçlı potansiyel
bir test olarak bildirilmektedir. AZFb delesyonu gelen
olgularda mayoz sırasında veya daha öncesinde spermatogenezde
arrest gelişmektedir. Ancak AZFb delesyonlarının da
farklı subtipleri bulunmaktadır. Bütün AZFb bölgesini
kaplayan komplet delesyonlarında spermatosit veya spermatid
seviyesinde arrest oluşmaktadır. Komplet AZFb delesyonu
+ AZFa ve/veya AZFc delesyonları ise Sertoli cell only
sendromu ya da spermatogenetik arrest ile birliktedir.
Oysa yalnızca o bölgenin bir parçasının silindiği parsiyel
AZFb delesyonlarında, oligozoospermiyi de içeren daha
heterojen sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Ama bu atipik
delesyonların Southern blotting yöntemiyle ispatlanması
yapılmadan kesin karar vermek doğru olmaz. Bazı mikrodelesyonların
ilgisiz polimorfizim de göstermeleri mümkündür.
Genel
olarak inanılmaktadırki, cryo-TESE yada TESE/ICSI adayı
olan azoospermik erkeklerin en doğru takipleri, proksimal
ve distal AZFb bölgelerini de içine alacak şekilde Yq
mikrodelesyonlarının incelenmesi ile olmalıdır. Y kromozom
delesyonlarının pozisyonu ve genişliği konusundaki bilgilerimizin
artması, komplet veya parsiyal AZFb delesyonlarının
tanınabilmesi için son derece önemlidir. Komplet AZFb
delesyonlarında matür spermatozoa bulmak olanaksız gibidir.
Her ne kadar tanısal amaçlı biyopsilerde veya TESE sırasında
bulunan yuvarlak spermatidler ICSI amaçlı kullanılabilirlerse
de (ROSI), zaten ancak bazı merkezlerde başarıyla uygulanabilen
bu tekniğin başarı sonuçları oldukça düşüktür. O nedenle,
komplet AZFb delesyonu saptanan olguların daha invaziv
cryo_TESE uygulaması yerine tanısal amaçlı biyopsiye
alınmaları daha uygun olacaktır. Eğer biyopsi sonucu
spermatosit arresti gelirse, hastaya cryo-TESE yada
TESE/ICSI tavsiye edilmemelidir.
AZFa ve
AZFc delesyonlarında da azoospermi bulunabilir. AZFa
delesyonları çok nadir olup, Sertoli cell only sendromu
tip I ile birlikte görülür.
AZFc bölgesi
delesyonlarının durumu ise biraz farklıdır. AZFc delesyonları
genellikle hipospermatogenez ya da Sertoli cell only
sendromu tip II'ye eşlik eder. Sertoli cell only sendromu
tip II'de multipl biyopsiler alındığında normal spermatogenez
gösteren izole adacıkların bulunabileceği bilinmektedir.
Bu nedenle, AZFc delesyonlu olgularda cryo-TESE (TESE/ICSI
değil!) uygulanması daha doğru olur.
Oligozoospermi
olgularında Y-kromozom delesyonu için tarama yapmak
ilk olarak düşünülecek bir test değildir. Ama yine de
klinik öneme sahiptir. Parsiyel AZFb ve komplet AZFc
delesyonlarında oligozoospermi gelişebilir. Y-kromozom
delesyonu bulunması spermatozoanın fertilizasyon potansiyelini
engelemez. Bununla birlikte, AZFc delesyonu bulunan
bazı erkeklerde aylar geçtikce sperm sayısında düşme
meydana gelebileceği de gösterilmiştir. Bu grup erkeklerde
zamanla ortaya çıkabilecek kalitatif ve kantitatif sperm
yapımına ait bozuklukları zamanında teşhis etmek amacıyla,
takip protokollerinin oluşturulması önemle gerekmektedir.
Bunlarda spermatozoaların dondurularak saklanması, TESE/ICSI
gibi invaziv bir yöntemden hastayı koruyacaktır.
Azoospermi
veya oligozoospermi bulunan bir hastadan IVF veya ICSI
yapılarak doğan erkek çocukların durumunun değerlendirilmesinde,
bunların Y-kromozomlarının durumunun bilinmesi çok önemlidir.
Mademki AZFc delesyonlarında zamanla sperm yapımı bozulmaktadır,
o halde bu çocukların erken puberte döneminde semenlerinin
dondurularak saklanması tavsiye edilebilir. Ayrıca,
bir genetik patolojinin saptanmış olması ileride yapılabilecek
medikal veya cerrahi tedaviler bakımından da gereksiz
girişimleri önleyecektir.
Özet olarak,
Y-kromozom mikrodelesyonları bakımından hastanın taranması
sadece spermatogenezdeki bozukluğun etyolojisini tanımlamakla
kalmaz, aynı zamanda infertil erkeğin ve doğacak erkek
çocuğun uygun klinik takibi için de değerli bilgiler
verir.
Krausz
C, et al: Prognostic value of Y deletion analysis. Hum
Reprod 2000: 15: 1431-4'den özetlenmiştir.
|