|
VARİKOSEL
Prof.Dr.
Kaan Aydos
Erkekleri
meşgul eden sağlık konularının başında varikosel gelmektedir.
Acaba bende de varikosel var mı? ya da "testislerimde
ağrı var, acaba varikosel olabilirmiyim?" gibi.
Bir de doktorunuz tarafından varikosel tanısı konulmuş
ise, o zaman ameliyat olup olmama veya ne zaman olunması
gerektiği ayrı birer problem oluşturmaya başlar.
Aslında
varikosel, testislerden gelen kirli kanı taşıyan
venlerin aşırı genişlemesi ve içerisindeki kanın geride
birikmesi olarak tanımlanabilir. Bu durumda içerisinde
toksik metabolitler taşıyan kan testislere zarar vermeye
başlar. Aynı zamanda biriken kanın neden olduğu ısı
artımı da testislerdeki fonksiyon bozulmasına katkıda
bulunur. Diğer yandan testis içerisinde kan dolaşımı
da bozularak, oksijen azalması ile birlikte iskemi denilen
doku bozunması başlar.
Varikoseli
olan erkeklerin yaklaşık üçte birinde sperm değerleri
de bozulmaktadır. Buda sonuçta kısırlık nedeni olabilir.
Ancak unutulmamalıdır ki, varikosel her erkekte testis
fonksiyonlarını ve sperm değerlerini bozmaz. Mutlaka
kısırlık yapacak şeklinde bir veri de yoktur. Ama zararlı
olabileceği yönünde anlamlı kanıtlar mevcuttur.
Varikoselden
şüphelenmek için 3 neden olmalı:
- Çocuk olmaması
- Testislerde ağrı olması
- Skrotumda şişkinlik
ya da kitle hissedilmesi
İşte bu durumlardan birisi
varsa, varikosel için muayene olunmalıdır.
Varikoselin tanısı ve
tedavisi konusunda Türk Androloji Derneği son
derece açıklayıcı bir kılavuz yayınladı. Her yönüyle
varikoselin ele alındığı bu kılavuz, hastalığın tanınmasında
ve tedavi edilmesinde belirli kriterler getirmektedir.
TAD
Varikosel kılavuzunda belirtildiği şekli ile varikosel
var demek için mutlaka muayene olunması gerekir.
Varikosel tanısı klinik muayene ile konulur. Diğer
bir ifadeyle, sadece muayene edilip, varikosel bulunursa
varikosel var demektir, her hangi bir film ya da ultrason
tetkiki gerekmez. Yandaki şekilde görüldüğü gibi, varikosel
skrotum içerisinde bir şişlik yaparak belirir. Ama bazen
bu kadar belirgin bir şişlik bulunmayabilir. Böyle durumlarda
hasta ayakta iken elle varikoselin hissedilmesi ya da
valsalva manevrası denilen ıkınma sonrası algılanması
da yeterlidir. (Şekil:http://www.andrologia.org/eng/varicocele_engl.htm'den
alınmıştır).
Varikosel için bir hormon
tetkiki ya da genetik inceleme yapılması da gerekmez.
Bununla birlikte, muayene sırasında şüphede kalınıyorsa,
Doppler incelemesi yapılabilir. Eğer muayenede varikosel
bulunmamış ama ultrason ya da Doppler ile bulunmuş ise,
bu tür subklinik adı verilen varikoselin tedavi edilmesi
gerekmez.
Muayene edilip, varikosel
tanısı konsa bile her erkeğin tedavisi gerekmemekte.
Tedaviye geçmek için varikoselin mutlaka sperm değerlerini
bozmuş olması gerekir. Yani spermi normal ise tedavi
edilmeyebilir.
Evli olmayan erkeklerde
de varikosel bulunmş ve sperminde bozulma başlamış ise
tedavi yapılmalıdır. Eğer erkek adolesan çağda,
yani henüz ergenliğe gelmemiş ise ve sperm veremiyorsa
bu durumda testiste küçülme olup olmadığına bakılır.
O taraf testisi %10'dan fazla volüm kaybetmiş ise yine
ameliyat endikasyonu vardır.
Testislerinde ağrı
olan ve muayene ile varikosel saptanan erkeklerde bu
ağrının mutlaka varikoselden kaynaklanıyor olması gerekmez.
Önce diğer nedenler araştırılmalı ve semptomatik tedavi
yapılmalı, ondan sonra varikoselin tedavisine geçilmelidir.
Varikoselin tedavisi
ameliyattır. Ameliyat sırasında mikroskop kullanılması
önerilmektedir. Ameliyatı kasık bölgesinden yapılan
küçük bir kesi ile gerçekleşir. Testisi drene eden venler
bağlanır. Yaklaşık 30-60 dk. sürer. Bu sırada testisle
ilgili diğer oluşumların zarar görmemesine özen gösterilmelidir.
Varikosel ameiyatı dikkatli yapılmaz ise hidrosel (testis
çevresinde sıvı birikimi), atrofi gibi komplikasyonlar
görülebilir. Ama son yıllarda, ameliyat tekniğinde elde
edilen ilerlemeler sayesinde bu komplikasyonlara hemen
hemen hiç rastlanılmamaktadır. Bunda cerrahın deneyimi
önemlidir.
Varikosel ameliyatından
sonra sperm değerlerinde ve gebelik şansında anlamlı
düzelmeler olduğu, çok sayıda çalışmada bildirilmektedir.
Olguların %50-80'inde spermlerinde düzelme görülürken,
%20-69 arasında gebelik bildirilmektedir. Azoospermi
olgularında da varikosel ameliyatı yapılması önerilirse
de, başarısının daha düşük olacağı önceden belirtilmelidir.
Tüp bebek uygulaması
yapılacak erkeklerde de varikosel ameliyatı yapıldıktan
sonra tüp bebeğe geçilmesi başarıyı artırabilir. Ameliyat
edilen hastaların bir kısmında sperm değerleri biraz
daha yükselerek mikroenjeksiyon (ICSI) yerine aşılama
(IUI) uygulamasına geçilebilir, hatta doğal yolla gebe
kalma şansı da elde edilebilir. Spontan gebelik sağlanamayan
olgularda sperm sayısı, motilite veya sperm morfolojisindeki
iyileşme ile yardımcı üreme tekniklerinin başarısı artmaktadır.
|