|
ÜREMEYE
YARDIMCI TEKNİKLER NELERDİR
Eğer ilaç
ya da ameliyat ile tedavi başarılamıyorsa, veya yaş,
sosyal nedenler gibi faktörler söz konusuysa bu durumda
üremeye yardımcı yöntemlerin kullanılması gerekir. Bunlarda
esas olan önce erkekten alınan spermin hazırlanması
ve hazırlanan spermin ya kadın genital sistemi içerisine
verilmesi ya da direkt olarak yumurtanın içerisine enjekte
edilmesidir.
3 uygulama
vardır:
1.
İntrauterin inseminasyon (IUI); Hazırlanan spermin
bir kanül yardımıyla kadında rahim (uterus) içerisine
bırakılmasıdır. Sperm hazırlanırken önce bazı besleyici
maddeler içeren özel sıvılarla karıştırılır ve arkasından
hızla santrifüj edilir. Böylece tüm sperm hücrelerinin
iyice yoğunlaşması sağlanılır. Aynı zamanda bu hücreler
arasından canlı olanları seçilerek toplanır. Bu uygulamanın
yapılabilmesi için hazırlanan sperm sayısının yeterli
olması ve şekil bozukluğu bulunmaması gerekir. Bunun
için de genellikle toplam 5 milyon'un üzerinde hareketli
sperm bulunması önerilir. Her uygulamada başarısı %10-15'dir.
En fazla 6 kez denenir. Gebelik sağlanamadığı takdirde
diğer yöntemlere geçilir. Hastanede yatmaya gerek yoktur.
2-3 saat içerisinde işlem tamamlanır. Kadının adetinde
gecikme olması durumunda gebeliğin gerçekleşmiş olabileceği
düşünülür ve kanda hCG tayini ile tanı kesinleştirilir.
2.
Klasik tüp bebek (IVF-ET); Burada kadından yumurta
toplanması söz konusudur. Hazırlanan sperm toplanan
bu yumurtalar ile 1 gün bir arada bırakılır. Bu süre
içerisinde sperm kendi gücüyle yumurtanın içerisine
girer. Sperm ve yumurtanın birleşmesiyle oluşan embriyolar
da kadın rahmi içerisine nakledilir. Bu işleme embriyo
transferi denilir. Çok sayıda embriyo oluşmuş olsa da,
en fazla 4 embriyo nakli yapılır. Aksi takdirde üçüz
veya dördüz ya da daha fazla gebelik gerçekleşme şansı
yükselir. Çoğul gebelikler bazen çocukların sağlıklı
gelişmesini engelleyebilir. Bu konu aile ile görüşülmelidir.
Hazırlanan spermde 1 milyon hareketli hücre bulunsa
bile bu yöntem uygulanabilir. Başarısı yukarıda anlatılan
IUI'dan daha fazladır. Ama kadının hazırlanması ve yumurta
toplanması zahmetli ve bazen problemli olabilir. Mikroenjeksiyon
yöntemi kullanılmaya başlanılıncaya kadar sık uygulanmaktaydı.
Şimdi ise kullanımı oldukça azalmıştır. Yine de diğer
yöntemlere göre üstünlükleri tartışılmaktadır.
3.
Spermin mikroenjeksiyonu (ICSI); ilk olarak 1993
yılında uygulanmaya başlanmış olup, günümüzde çok sık
kullanılmaktadır. Burada menide tek bir hücre bile bulunsa
gebelik şansı elde edile bilinir. Hatta menide hiç hücrenin
çıkmadığı azoospermi durumun da bile testislerden ameliyatla
alınan hücreler (TESE) bu yöntemle kullanıla bilinir.
Önce kadından yumurta toplanır. Toplanan yumurtaların
içerisine sperm, çok ince iğneler kullanılarak mikroskop
altında enjekte edilir. 2 gün sonra oluşan embriyolar
değerlendirilerek kadına transfer edilirler. Burada
da en fazla 4 embriyo nakledilmesi kabul edilir. Hastaların
%70-80'inde embriyo oluşur, ama %30-50'sinde gebelik
devam ederek miyadında sağlıklı bebekler dünyaya gelir.
Hareket etmeyen ama canlı spermler, ya da şekli bozuk
spermlerde de başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Bunda
da hastaneye yatmaya gerek yoktur. Kadında yumurta toplanması
lokal uyuşturma ile başarılır. Ortalama 30 dakikada
tamamlanır. Erkekten testislerden sperm elde edilmesi
işlemi de lokal uyuşturma ile yapılır ve 20-30 dakika
sürer. Hastanede yatması gerekmez. Ertesi gün işine
başlayabilir. Bu yöntemle bilindiği kadarıyla sakat
çocuk doğma riski artmamaktadır. Doğal yolla oluşan
gebeliklerle aynı riske sahiptir. Yine de sperm sayısının
çok düşük olduğu olgularda genetik inceleme yapılması
uygun olur. Genetik incelemenin faydası erkekte kısırlığın
nedeninin anlaşılması, erkekte genetik bir bozukluğun
bulunup bulunmadığının ortaya konulması ve doğacak çocuğa
geçebilecek bir anomalinin ortaya çıkarılmasıdır. Sperm
sayısı çok düşük olan ya da hiç bulunmayan erkeklerin
%3-20'sinde genetik bir sorun bulunmaktadır. Özellikle
meni kanallarının doğuştan iki taraflı gelişmediği vaz
agenezi olgularında hem erkek hem de kadında genetik
testlerle genetik bir anomalinin varlığı araştırılmalıdır.
Çünkü bu hastalığın bazı formları çocukta önemli rahatsızlıklara
neden olabilir.
ICSI'nin
IUI ve klasik tüp bebek uygulamalarından üstünlüğü çok
az sayıda hücre bulunsa bile gebelik elde edilebilmesidir.
Ayrıca, sperm sayısının normal olduğu ama uzun sürede
gebeliğin gerçekleşmediği olgularda da başarılı sonuçlar
verir. Bu olgularda spermin kadın yumurta hücresi içerisine
girmesinde bir bozukluk olabilir. İşte mikroenjeksiyon
yönteminde sperm yumurta içerisine bizim tarafımızdan
yerleştirildiği için böyle bir bozukluk da tedavi edilmiş
olunur. Yine de olguların yaklaşık yarısında başarılı
olunamamaktadır. Bunlarda neden bilinmemekte. Defalarca
uygulanabilir. Ama ilk uygulamalarda tutmadıysa, sonraki
uygulamalarda da başarı şansı düşmektedir. Erkeğin ve
kadının çok iyi tetkik edilerek ve hazırlanarak tüp
bebek uygulamalarının yapılması çok önemlidir.
|