|
SPERM
TAHLİLİ
Kısırlık
nedeniyle tetkiklere önce sperm tahlili (spermiyogram)
yapılarak başlanılır. Çünkü hiç sperm çıkmaması ya da
içinde üreme hücresi bulunmaması ya da şekil bozukluğu
göstermesi gibi değişik nedenler karşısında uygulanacak
tedavi yöntemleri de belirgin farklılık gösterir.
Sperm tahlili yapılmadan önceki 3 gün içerisinde cinsel
ilişkide bulunulmaması gerekir (cinsel perhiz). Bu süre
bir haftayı geçmemek kaydıyla daha fazla olabilir, ama
az olmamalıdır. Yine de cinsel perhizin kaç gün olduğu
mutlaka belirtilmelidir.
Meninin
laboratuvarda verilmesi doğrudur. Eğer böyle yapılamıyorsa
kişi dışarıda, örneğin evde meni çıkarır ve kendine
verilen özel kap içinde veya temiz bir cam bardak içerisinde
laboratuvara dışarıdan da getirebilir. Ama meninin en
çok 30 dakika içerisinde lboratuvara ulaştırılması gerekir.
Sperm masturbasyonla verilir. Bu sırada sabun kullanılmaması
gerekir, çünkü hücrelerin canlılığını bozar. Masturbasyonla
meni veremeyen kişilerde, özel prezervatifler takılarak
yapılan cinsel ilişki sırasında prezervatifin içinde
toplanan meni de kullanılabilir. Sperm tahlilinde genel
olarak şunlara bakılır:
1.
Miktarı: Normalde 2-5 ml'dir. Pratik olarak normal bir
erkeğin bir seferde bir tatlı kaşığından fazla meni
çıkarması gerekir. Daha az çıkarıyorsa meni kanallarında
bir tıkanıklıktan ya da hormon eksikliğinden şüphe edilir.
Fazla çıkması da sorun yaratabilir. Çünkü sperm çok
fazla dilüe olursa kadında yumurtayı dölleyecek yeterli
yoğunlukta hücre sağlanamaz.
2.
Reaksiyonu: Asit karekterdeki sperm, bir tıkanıklık
olduğunu gösterir.
3.
Renk: Meninin kendine has beyaz-opak bir rengi vardır.
Sarı-yeşil olması iltihabı, kırmızı olması ise kanamayı
akla getirir.
4.
Sperm sayısı: En önemli parametrelerdendir. Normalde
meninin 1 ml'sinde 20 milyon'dan fazla sperm hücresi
bulunmalıdır. Daha az sayıda olmasına oligozoospermi
denilir ve bir kısırlık nedenidir. Menide hiç sperm
bulunmamasına ise azoospermi adı verilir. Azoospermide
kanallarda bir tıkanıklık, testislerin yeterli çalışmaması
ya da meninin mesaneye geri kaçması durumları söz konusu
olabilir.
5.
Hareketlilik ya da canlılık: Her 100 spermin en az 50
tanesinin (%50'sinin) ileri hareket etmesi gerekir.
Daha az sayıda hareketli spermin bulunması astenozoospermi'dir.
Diğer nedenler dışında varikosel ve immünolojik nedenler
özellikle sorumlu olurlar. Hücrelerin tamamının hareketsiz
olması bazen solunum yolu hastalıkları ile birlikte
seyreden bir sendromun göstergesi olabilir. Metabolik
ya da toksik nedenlere bağlı olmayan total hareketsiz
sperm bulunması durumunda ICSI yapılmasından başka seçenek
yoktur. Bazen testislerden alınan doku parçası içerisinde
hareketli sperm bulunabilir. ICSI yapmadan önce bu hücrelerin
ölü mü canlı mı oldukları özel testlerle (HOS testi,
eozin boyaması gibi) araştırılmalıdır.
6.
Morfoloji ya da şekil bozukluğu: Normalde sperm hücrelerinin
belirli bir miktarı normal şekilde olmalıdır. Belirli
ölçülerde başı ve kuyruğu bulunmalı. Baş düzgün-oval
olmalıdır. Çekirdek ve akrozom denilen kısımları belirli
büyüklükte yer kaplamalıdırlar. Dünya sağlık teşkilatı
(WHO)'na göre bu şekilde normal şekle sahip hücre sayısı
%30'un üzerinde olmalıdır. Bir başka sınıflandırmaya
göre ise (kesin kriterler) bu sınır %14'dür. Ancak,
bu son sınıflandırmanın bazı özel durumları da söz konusudur.
Yüksek miktarda şekli bozuk sperm hücresi bulunması
durumunda, kadının gebe kalma şansı önemli ölçüde azalır.
Tedavi ile düzelmemesi durumunda mikroenjeksiyon (ICSI)
kaçınılmaz seçenektir. Ancak ICSI sırasında şekli en
düzgün olan hücrenin kullanılması başarıyı artırır.
7.
Yukarıda sayılan parametreler rutin olarak her sperm
tahlilinde bakılan hususlardır. Bazen bunlara ek diğer
hususların da değerlendirilmesi istenilebilir. Bunlar
arasında önemlileri; sperm antikorları, früktoz, alfa
glükozidaz gibi enzimlerdir.
|