|
SPERM
MOTİLİTESİNİN LABORATUVARDA (İN VİTRO) STİMÜLASYONU
cAMP sperm
fonksiyonlarının düzenlenmesinde anahtar role sahiptir.
Sperm motilitesinin invitro şartlarda uyarılmasının
esası da hücre içi cAMP seviyesini arttırarak sperm
fonksiyonlarının uyarılmasına dayanmaktadır. Stimülasyonun
bir diğer sonucu ise spermatozoanın sitoplazması içinde
kalsiyum düzeylerinde uygun dengenin sağlanmasıdır.
Çünkü sitozolik kalsiyum hem flagellumun kıvrılmasında
hem de kapasitasyon ve hiperaktivasyonda önemli bir
aracıdır.
İnsanda
spermatozoa fonksiyonlarının invitro stimülasyonu için
bu güne kadar çok sayıda madde tanımlanmıştır: serum
(Makler A. Fertil Steril 1984; 41: 428), periton sıvısı
(Soldati G. Fertil Steril 1989; 52: 113), insan follikül
sıvısı (Mendoza C. Fertil Steril 1990; 54: 1134), prostazomlar
(Fabiani R. Hum Reprod 1994; 9: 1485), enzimler (kallikrein,
kinin) (Sato H. Fertil Steril 1987; 47: 684), platelet
aktive edici faktör (Ricker DD. Fertil Steril 1989;
52: 655), kreatin fosfat (Fakih H. Fertil Steril 1986;
46: 938), kalsiyum iyonofor A23187 (Pilikian S. Int
J Androl 1991; 14: 167), kalsiyum şelatörleri (Hong
CY. Lancet 1984; i: 460), hyalüronik asit (Huazar G.
Fertil Steril 1990; 54: 1127), glikozaminoglikanlar
(Hamamah S. Reprod Nutr Dev 1996; 36: 43), siklik nukleotid
analogları (Hammitt DG. Fertil Steril 1989; 52: 495)
ve adenozin analogları (Imoedemhe DAG. Int J Fertil
1993; 38: 235) gibi. Bunlar arasında en çok kafein,
pentoksifilin, teofilin gibi metilksantin grubu ile
3-isobutiyl-1-metilksantin (IBMX) üzerinde durulmuştur.
Biyolojik
stimülanlar
İnsan
Follikül Sıvısı (HFS)
HFS'nın
sperm kapasitasyonu ve motilitesi üzerine pozitif etkileri
birçok çalışmada ortaya konmuştur. IVF sırasında kültür
ortamına HFS'nin eklenmesi oosit penetrasyonunu ve fertilizasyon
oranlarını arttırır. HFS'nın spermatozoanın hiperaktivasyonunu
arttırdığı da bilinmektedir. Percoll ile hazırlanmış
spermin HFS ile 2 saat gibi kısa süreli inkübe edilmesi
ileri motiliteyi ve hiperaktivasyonu anlamlı derecede
arttırmaktadır.
HFS içerisinde
albumin, glikozaminoglikanlar ve progesteron gibi sperm
motilitesi ve akrozom reaksiyonunu uyarıcı etkisi olan
çok sayıda madde bulunmaktadır. Progesteronun, spesifik
membran reseptörleri aracılığıyla klor kanallarını açmak
suretiyle kalsiyumun hücre içine girişini arttırarak
kapasitasyon ve akrozom reaksiyonunu uyarıcı etkisi
vardır. Progesteron sperm kalitesini arttırmak amacıyla
sperm hazırlama mediumları içinde kullanılmaktadır.
Protazomlar
(protasomes)
Seminal
plazmada sperm motilitesi üzerine yararlı olanları yanısıra,
zararlı bazı maddeler de bulunmaktadır. Prostattan gelen
ve protazom adı verilen bazı faktörlerin sperm motilitesi
üzerine pozitif etkileri bulunur. Sperm hazırlama solüsyonu
içerisine prostazomların ilave edilmeleri, motil spermatozoa
oranını artırırken, lateral baş hareketleri ve hiperaktivasyon
evresindeki sperm sayısı üzerine de uyarıcı etkilerde
bulunur. Hiç ileri hareketi bulunmayan sperm örneklerinde
bile prostazomların pozitif etkileri bildirilmektedir.
Prostazomlar
multilameller veziküllerdir. Spesifik ve karekteristik
bir lipid kompozisyonları vardır. Yüksek bir kolesterol
ve kolesterol/fosfolipid (X2) oranı içerir. Sfingomiyelin
esas fosfolipid komponentidir (%50). Membran yapılarında
ATPaz'lar gibi hem kalsiyum hem de magnezyum bağımlı
enzimler bulunur. Protein kinaz ve fosfolipaz A2 aktiviteleri
de vardır. Prostazom vezikülleri kalsiyum ve GDP'den
zengindirler.
Spermatozoa
ile ya direkt olarak bir füzyon yaparak ya da çevresindeki
ortam vasıtasıyla etkileşimde bulunurlar. Yüksek ısıda
bile veya ultrasonik faktörler ile sperm motilitesi
üzerine olan olumlu etkileri önlenememektedir. Buda
etkisini bir enzim sistemiyle yapmadığını ortaya koymaktadır.
Zaten spermler proatazomlarla füzyon yaptıklarında sperm
plazma membranının fluditesi de azalmaktadır.
Ayrıca
bunların peroksidasyona karşı koruyucu etkileri de bildirilmiştir.
Bunu membran yapılarında bulunan lipidlerle başarmaktadır.
Bu lipidler semeni kontamine eden lökositlerden açığa
çıkan serbest oksijen radikalleri için koruyucu etkiye
sahiptirler.
Bütün
bunlar göstermektedir ki, protazomlar koruyucu ve motilite-uyarıcı
doğal maddelerdir. Bu özellikleri ile üremeye yardımcı
tekniklerde astenozoosperminin düzeltilmesinde kullanılabilirler.
Etkileri
doz ve zaman bağımlıdır. Glükoz, adenin ve magnezyumun
eklenmesi, etkisini uzatır ve arttırır. Protazomların
yıkanmış spermlerin hareketini arttırıcı etkileri çeşitli
çalışmalarda gösterilmiştir.
Glikozaminoglikanlar
(GAG)
Sığır
ve insan follikül sıvısından izole edilen GAG'lar, spermde
akrozom reaksiyonunun uyarılması ve motilitesinin korunmasında
kullanılmışlardır. Protein bir çekirdeğe bağlanmış disakkarid
ünitelerinden meydana gelmiş proteoglikan yapısında
maddelerdir.
Folliküler
sıvıda bulunan proteoglikanlar arasında en sık rastlanılan
GAG kondroitin-sülfatlardır. Daha az miktarda hyalüronik
asit bulunur. İnsan follikül sıvısında bulunan bir kondroitin-sülfatın
sperm motilitesini düzeltici özelliği bulunduğu anlaşılmıştır.
Hyalüronik asidin de sperm kapasitesini arttırıcı ve
motilitesini koruyucu özellikleri bulunmaktadır. Spermatozoa
üzerinde hyaluronan reseptörleri tanımlanmıştır.
Spermatozoa,
içinde kondroitinaz ve hyalüronidaz bulunan %20'lik
HFF ile inkübe edilirse, motilitesinde belirgin bozulma
ortaya çıkar. Arkasından 2 saat süreyle kondroitin ve
hyalüronik asit ile muamele edilirse motilite ve hiperaktivasyon
yüzdeleri anlamlı olarak yükselir (Hamamah S. Reprod
Nutr Dev 1996; 36: 43).
Farmakolojik
stimülanlar
Sperm
motilitesi esasen hücre içi cAMP düzeyi ve çeşitli proteinlerin
fosforilizasyonu vasıtasıyla kontrol edilmektedir. Sperm
motilitesinin kontrolünde cAMP üretimi, fosfodiesteraz
aktivitesi, protein kinazlar ve fosfatazlar arasında
gerek flagellar proteinler gerekse hücre metabolizması
ile ilişkili olarak çok hassas bir denge bulunmaktadır.
Spermatozoanın oositle fertilize olacağı ampullar bölgeye
kadar ilerleyeceği genital kanallar içerisinde, farklı
fizyolojik motilite dönemleri geçirir ve bu dönemlerin
kontrolü de işte bu maddeler sayesinde gerçekleşmektedir.
Spermin
motilitesini ve fertilizasyon kabiliyetini düzeltmek
amacıyla, hücre içi ikinci mesajcı sistemler üzerine
etkili bir çok farmakolojik ilaç invitro olarak denenmiştir.
Metilksantinler
Kafein,
pentoksifilin gibi fosfodiesteraz inhibitörleri laboratuvarda
semene eklendiklerinde, hücre içi cAMP düzeyini, glikozisi
ve ATP yapımını arttırmaktadırlar. Bu maddeler motil
sperm oranını yükseltmekte ve aynı zamanda canlı ama
nonmotil spermatozoalarda motiliteyi de başlatmaktadırlar.
Bunların dondurulup-çözünmüş sperm motilitesini uyardığı
da gösterilmiştir.
Pentoksifilinin
2-deoksiadenozin ile kombine edilmesinin etkinliği daha
da arttırdığı gözlenmiştir.
Metilksantinlerin
invitro kullanımıyla ilgili çok sayıda çalışma bildirilmiş
olmakla birlikte, genel kanı bu maddelerin bireysel
etki gösterdiği ve farklı sonuçlar verdiğidir (Lanzafame
F. Hum Reprod 1994; 9: 192; Merino G. Arch Androl 1997;
39: 65). Sonuçlar üzerine etkili en önemli faktörler
ilacın konsantrasyonu ve inkübasyon süreleridir.
Kafein
için medium içindeki konsantrasyonlar semende 0.03-7.5
mM, Percoll'de 0.003-17 mM, yıkama solüsyonunda 0.1-3,
pellette 3 mM olarak kullanılmıştır. İnkübasyon süreleri
ise 15dk ile 5 saat arasında değişmektedir.
Pentoksifilin
içinse konsantrasyonları yıkama solüsyonu içerisinde
0.1 ile 5 mM olacak şekilde seçilmiş. İnkübasyon süreleride
10dk ile 3 saat arasında kullanılmış.
Kafeinin
invitro kullanımı, akrozom reaksiyonu ve sperm membranı
üzerine zararlı etkilerinden dolayı büyük oranda terkedilmiştir.
Ayrıca bazı çalışmalarda kafeinin sperm fertilizasyonuna
bir faydası olmadığı da gösterilmiştir.
Oral pentoksifilin
kullanımının sperm kalitesini düzelttiği ve yüksek konsantrasyonlarda
ROS oluşumunu önlediği bildirilmiştir.
Invitro
kullanıldığında pentoksifilin, hücre düzeyinde fosfodiesteraz
inhibisyonu yapar. Ayrıca lipid peroksidasyonunu artırarak
sperm membran fluditesinin de etkilemektedir. Superoksit
dismutaz enzimini inhibe edici etkisi de bulunmaktadır.
Astenozoospermik semende peroksit oluşumunu inhibe etmektedir.
Ancak
bir çalışmada pentoksifilin ve pentoksifilin+2-deoksiadenozin
kombinasyonunun embriyo gelişmini olumsuz etkilediği
gösterilmiştir (Tournaye H. Hum Reprod 1995; 10(Suppl
1): 72). Burada pentoksifilinin yumurta üzerine olan
direkt etkisinin sorumlu olabileceği düşünülerek, fertilizasyondan
önce spermatozoanın yıkanarak bu ilacın ortamdan uzaklaştırılması
önerilmiştir. Ortamdan pentoksifilinin yıkanarak uzaklaştırılmasını
takiben bu ilacın etkisinin normozoospermiklerde 3-4
saat (Tesarik J. Hum Reprod 1992; 7: 1257), astenozoospermiklerde
ise 2 saat daha devam ettiği bildirilmektedir. Etkisinin
hemen kaybolduğu da bir çalışmada bildirilmiştir (Paul
M. Hum Reprod 1996; 11: 814).
Bütün
bu sonuçlar, embriyo gelişimi üzerine olası zararlı
etkilerinden dolayı pentoksifilinin kullanımının dikkatli
yapılması gereğini ortaya koymaktadır.
Serbest
oksijen radikalleri (Reactive Oxygen Species ROS)
ROS spermatozoa
tarafından üretilir. Spermatozoa üzerine hem zararlı
hem de yararlı etkileri bulunması nedeniyle sperm hazırlanması
sırasında bu moleküllerin fazla miktarda ortama çıkmaları
kontrol edilmelidir. Her ne kadar ROS sperm motilitesini
ve canlılığını olumsuz yönde etkilemekteyse de, diğer
yandan kapasitasyon, hiperaktivasyon ve akrozom reaksiyonunun
uyarılmasında önemli rolleri bulunmaktadır.
Prostazomların
ROS yapımı üzerine faydalı, pentoksifilinin ise farklı
etkileri bulunmaktadır.
Alfa-tokoferol
(E vitamini) bilinen bir antioksidandır. Oral verildiğinde
astenozoospermiklerde peroksid oluşumunu azaltmakta,
sperm motilitesini ise düzeltmektedir (Suleiman SA.
J Androl 1996; 17: 530). Bu şekilde invivo gebelik oranlarını
da arttırmaktadır. Ancak E vitamini oral kullanıldığında
seminal plazmadaki konsantrasyonu, invitro şartlarda
ROS'u baskılayıcı kritik seviyesinin üzerine çıkamamaktadır.
Seminal plazmadaki konsantrasyonu sperm motilitesi ve
lökositlerin varlığı ile yakın ilişki gösterir. İmmünolojik
infertilite olgularında seminal plazma konsantrasyonu
daha yükselmektedir. Neticede, immünoljik infertilite
olgularında oral E vitamini kullanımının koruyucu bir
etkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Invitro
şartlarda alfa-tokoferol kullanımının etkinliğinin gösterilmesi
için daha geniş çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Dondurulmuş-çözünmüş
spermler üzerinde az miktarda motilite uyarıcı etkisi
bulunduğu bildirilmiştir (Askari HA. Arch Androl 1994;
33: 11). Eksperimental çalışmalardada invitro kullanıldığında
lipid peroksidasyonuna karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır
(Brezezinska-Slebodzinska E. Biol Trace Elem Res 1995;
47: 69).
Nitrik
Oksit (NO)
NO sitotoksik
bir serbest radikaldir. Nitrik oksit sentetaz enzimi
tarafından yapılır. Nitrik oksit sentetaz enzimi ise
spermatozoanın baş ve orta-parçasında aktif olarak bulunur.
NO, süperoksit'i inaktive eder, hücre içi cGMP'ı arttırır.
Düşük düzeyde NO, sperm motilitesi, kapasitasyonu ve
hiperaktivitesi için gereklidir. Oysa yüksek düzeylere
çıktığında spermatozoa için zararlı olur. Yüksek düzeyde
olduğunda NO'in infertil erkeklerde motiliteyi bozabileceği
gösterilmiştir. Bir NO serbestleştirici ajan olan sodyum
nitropurisid'in, astenozoospermik infertil erkeklerde
motiliteyi anlamlı derecede düzelttiği bildirilmiştir
(Zhang H. Free Radic Res 1996; 25: 347).
Seminal
plazmada normalde poliaminler bulunurlar. Bunlar oksidazlar
tarafından aldehid formuna çevrildiklerinde NO sentezini
inhibe eder duruma geçerler. O nedenle, bu şekildeki
infertilite olgularında seminal plazmanın yıkanarak
tamamen ortamdan uzaklaştırılmasının önemi büyüktür
(Szabo C. Br J Pharmacol 1994; 112: 355).
Sperm
motilitesinin kontrolü büyük oranda, ATP'nin kullanımına
bağlıdır. ATP ise dynein-ATPaz için enerji kaynağıdır.
Mitokondride yapılarak fosforilkreatinin yardımıyla
aksoneme taşınır. Spermatozoa ATP üretmek için seminal
plazmada, kadın genital sisteminde veya sperm hazırlama
kültür ortamlarında bulunan ekzojen enerji kaynaklarını
(früktoz, laktat, pirüvat veya glükoz gibi) metabolize
eder. Spermatozoa enerji kaynaklarını esasen glikolizden
daha az olarak da mitokondride oksidatif fosforilizasyondan
sağlar. ATP'nin kullanımı ise kalsiyum, siklik nukleotidler
ve hücre içi pH tarafından kontrol edilir.
Sonuç
Spermatozoanın
oosite erişmesi ve fertilize edebilmesinde motilite
gerekli ana fonksiyonel şartlardan sadece birisidir.
Laboratuvarda swim-up, dansite gradiyent sistemleri
gibi sperm hazırlama yöntemlerinin sperm motilitesi
üzerine olan olumlu etkileri kesin olarak ortaya konmuştur.
Metodun basitliği ve az zaman alması, etkinliği, semenin
kalitesi ve istenilen sperm özellikleri göz önüne alınarak,
en uygun yöntem seçilmelidir. Hastalar ve yöntemler
arasında, benzer semen örneklerinde bile, aralarında
kendilerine özgü değişiklikler bulunabilir.
Diğer
yandan, astenozoospermi olgularında sperm motilitesini
düzeltmek amacıyla biyolojik ya da kimyasal maddelerin
kullanılmasını destekleyen kanıtlar bulunmaktadır. Sperm
motilitesini düzeltmeye yönelik invitro hangi teknik
kullanılırsa kullanılsın, amaç diğer fonksiyonlarını
ve embriyo gelişimini olumsuz yönde etkilemeden spermin
fonksiyonlarını düzeltmek olmalıdır.
Dr.
Kaan AYDOS
Mıeusset
R: In vivo therapies for asthenozoospermia. Male sterility
and motility disorders. Hamamah S, et al (eds). Springer-Verlag
New York, 1999.'dan derlenmiştir.
|