|
KISIRLIKTAN
KORUNMAK İÇİN
Erkekte
sperm üretimi bir çok nedenden dolayı bozulabilir. Bunlardan
bazılarının erkenden tanınması ve tedavi edilmesi çok
önemlidir. Örneğin yeni doğan bir çocukta yumurtalarının
en geç 2 yaşına kadar yerine inmesi gerekir. Aksi takdirde
ileride yumurtalarındaki bozulmaya bağlı olarak kısırlık
sorunu yaşayabilir.
Erken
tedavisi gereken bir diğer hastalık ise Varikosel'dir.
Ergenliğe girme yaşlarında varikoseli bulunan çocukların
ileride üreme sorunu ile karşılaşmamaları için tedavi
edilmeleri önerilmektedir.
Sigarayı
bırakmak: Sigara gerek erkekte gerekse kadında üreme
ve cinsel fonksiyonlar üzerinde son derece zararlı etkilere
sahiptir. Erkete sperm sayısını ve canlılığını bozarken,
kadında da gebe kalmayı önler, hatta düşük riskini artırır.
Sigara dumanına maruz kalmak da sigara içmek kadar zararlıdır.
Terk edilmesi çok güç olan bu alışkanlıktan vazgeçmek
için elden gelen her şey yapılmalı, gerekirse tıbbi
yardım alınmalıdır.
Sıcak
uygulamalardan kaçınmak: Sauna, hamam gibi sıcak
banyoların testislerin çalışmasını bozucu etkileri vardır.
Bu nedenle sperm sayısını azaltarak kısırlığa yol açabilirler.
Bu uygulamaları sık yapmaktan kaçınılmalıdır. Ancak
bu sıcak duş alınmayacak ya da kısa süreli banyo yapılmayacak
anlamına da gelmez! Diğer yandan, uzun süreli araba
kullananlarda da ısı artımı sperm üretiminin bozulmasına
katkıda bulunabilir.
Alkol
alışkanlığının bırakılması: Alkolün erkek ve kadında
üreme fonksiyonlarını bozucu etkileri vardır. Direkt
testislerin çalışmasını bozabileceği gibi, karaciğer
yetmezliğine yol açarak ya da normal beslenme alışkanlıklarını
değiştirerek de sorun yaratabilir. Erkekte sperm yapımı
ve sayısını azaltır. Ancak ne kadardan fazla alkol zararlıdır
konusunda kesin bir veri yoktur. Yine de çocuk sahibi
olmak için gayret edildiği süre içerisinde alkol alımını
mümkün olduğunca azaltmak uygun olacaktır.
Uyarıcı
ve uyuşturucu ilaç alınmaması: Amfetamin, kokain,
eroin, methadone, opiatlar gibi alışkanlık yapıcı ilaçlar
vücudun hormon dengesini bozarak gerek cinsel fonksiyonlar
gerekse sperm üretimi üzerine zararlı olurlar. Benzer
şekilde, anabolik steroidler denen ve doping amacıyla
kullanılan uyarıcı özellikteki ilaçların da olumsuz
etkileri bilinmektedir.
Uzun
süreli, yüksek doz testosteron kullanılması bazı
erkeklerde sperm yapımını baskılayabilir.
Hormonlu
besin maddeleri: Östrojen etkisine sahip hormonlarla
yetiştirilen besin maddeleri vücudun hormon dengesini
değiştirerek sperm kalitesini bozabilirler. Özellikle
annenin gebelik sırasında bu besinlerden alması, çocuğun
testis gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir ve ileride
kısır kalmasına yol açabilir.
Giyisilere
dikkat edilmesi: Dar ve sıkı pantolon, kot, şort
ya da iç çamaşırlar skroum içinde ısı artımı yaparak
spermin kalitesini bozabilirler. Bu nedenle gevşek ve
dar olmayan giysilerin tercih edilmesi önerilir.
Cinsel
ilişkinin uygun zamanlaması yapılmalı: Kadında
ayda sadece bir kez yumurtlama olur. Kadın yumurtasının
yaşam süresi ise 16-18 saattir. Bu nedenle spermin bu
süre içerisinde kadın yumurta hücresi ile karşılaşması
gerekir. Kadında yumurtlama, bir sonraki adetin başladığı
günden yaklaşık 12-15 gün önce olur. İşte bu günlere
denk gelecek şekilde, gün aşırı ilişkide bulunulması
gebelik şansını önemli ölçüde artıracaktır.
Çalışma
ortamındaki zararlı maddelerden uzak durulması: Kurşun
gibi ağır metaller, böcek ilaçları ve anestezi gazları
ile ilgili iş yerlerinde çalışanların sperm kalitesinde
bozulma olabileceği bilinmektedir. Aynı şekilde radyasyon
ile uğraşılan yerlerde de risk söz konusudur. Bu durumda
kısırlık gelişmesi mümkündür.
Stresin
azaltılması: Kadının gebe kalabilmesi için sağlıklı
bir cinsel ilişki ilk koşuldur. Erkekte gerek iş nedeniyle
gerekse günlük yaşamdan ya da çocuk sahibi olma gayretinden
kaynaklanan stres, cinsel ilişkiye girilmesinde problem
yaratabilir. Diğer yandan, stres nedeniyle hormonal
dengede bozulma ve bunun neticesinde sperm değerlerinin
düşmesi ortaya çıkabilir. Diğer yandan, stresli durumda
girilen cinsel ilişki sırasında dışarı çıkan meni miktarında
da azalma söz konusudur. Her ne olursa olsun, stresi
yenmenin yollarını araştırmamız gerekmektedir.
Cep
telefonları ve diğer elektromanyetik alanlara dikkat
edilmesi: Şehir yaşamında veya iş yerlerinde maruz
kalınan elektrik dalgalarının etkisi, zarar verici sınırın
çok altında kalmaktadır. Fakat cep telefonları gibi
orta şiddette ve yüksek frekansta elektromanyetik alan
yaratan cihazların, şimdilik hayvanlarda gözlendiği
kadarıyla sperm üretimi üzerine zararlı etkisi bulunmaktadır.
Ancak bu konuda yeterli veri yoktur. Yine de mümkün
olduğu kadar bu cihazların zararlarını aza indirecek
önlemlerin alınması uygun olacaktır.
|