|
SİVİLCELER
Prof.Dr.
Kaan AYDOS
Ergenlik
ile birlikte, erkeklik hormonu testosteronun
artmasına bağlı olarak, yüz, göğüs, omuzlar ve sırtta
ortaya çıkan sivilcelerdir. Nadiren kol ve ensede de
olabilirler. Görülmesi normaldir, ama fazla olması tedaviyi
gerektirir. İleri yaşlarda kendiliğinden kaybolurlar.
Bazen 35-40 yaşına kadar yıllarca devam edebilir. Tek
sakıncası, çok büyük olanları iyileşirken geride iz
(skatris) bırakabilirler.
Nedeni;
kıl folliküllerinde (diplerinde) artmış yağ salgılanmasına
bağlı olarak yağ bezlerinin ağızlarının tıkanması ve
geride yağ salgısının (sebum) birikmesidir. Başlangıçta
cilt yüzeyinde siyah-kahverengi noktalar şeklinde belirirler
(komedon). Bunlar dışarı doğru sivilce şeklinde büyümeye
başlarlar. Zamanla daha da büyürler ve üzerlerine bakterilerin
de eklenmesi ile iltihaplanma, kızarıklık ortaya çıkar
(follikülit). Bazen açılarak içeriği boşalır, üzeri
kabuk bağlayabilir. İyileştikten sonra geride iz bırakabilirlerde.
Önlemek
için; baharatlı yiyecekler, çikolata, kuruyemiş,
kolalı içecekler, çok yağlı besinler, deniz mahsülleri
ve fazla alkolden kaçınılması önerilir. Ancak diyetin
fazla önemli olmadığı da söylenmektedir.
Kabız
kalmamaya ve stresden uzak durmaya çalışılmalıdır. Esas
önemli olan, sivilcelerin elle patlatılmamalarıdır.
Eğer gerekiyorsa, büyümüş olanları doktor tarafından
usulüne göre açılır ve tedavi edilir. Aksi takdirde
geride önemli iz kalabilir.
Tedavide
prensip; uzun süre ve muntazam şekilde tedavinin
sürdürülmesidir. Deriyi kavlatarak yağ bezi ağızları
açık tutulmaya çalışılır. Bu amaçla içerisinde salisilik
asit, rezorsin, retinoik asit (A vitamini), kükürt gibi
keratolitik maddeler içeren losyan ve pomadlar kullanılır.
Ancak bu preparatların çoğunun geceleri kullanılıp,
mukoza ile temas etmemeleri gerekir. Gündüzleri ise
antibiyotikli pomadlar kullanılır. Sadece yüzeyel uygulamalar
ile iyileşmeyen olgularda tetrasiklin grubu başta olmak
üzere, eritromisin, kloramfenikol ve klindamisin gibi
antibiyotikler ağızdan uzun süreli verilir. Uzun süreli
antibiyotik kullanımının karaciğer ve kan tablosu üzerine
yan etkileri ve florayı bozmalarından dolayı doktor
kontrolünde kullanılması uygun olur.
Bir diğer
husus ise, akne ile karışabilecek başka rahatsızlıkların
da olabileceğidir. Bu nedenle dikkatli olunması gerekir.
|