|
Prof.Dr.
Kaan AYDOS
ADIM ADIM ÇOCUK SAHİBİ
OLMA SORUNUNA ÇÖZÜM
Aşağıdaki tabloda
verilen soruyu cevaplayarak çözüme başlayalım. Hangisi
size uyuyorsa o kutuyu tıklayınız. Tablonun altında
konunun önemini belirten bazı notlar da bulacaksınız.
İnfertilite nedeniyle
incelemeye alınan çiftlerde öncelikle kadının yaşına
bakmak gerekir. Ne kadar genç ise gebe kalma şansı da
o kadar artar.
Yapılan
çalışmalar 35 yaşın üzerindeki kadınlarda gerek
doğal yolla gerekse yardımcı üreme tekniklerinde gebelik
şansının anlamlı derecede düştüğünü ortaya koymuştur.
Aşağıdaki
grafikte bu açık olarak görülmekte. Genç kadında gebe
kalma şansı oldukça fazla iken, ileri yaşlarda bu şans
da düşer.

Hatta
gebe kalsalar bile, sonradan düşük (abortus) olasılığı
artmakta. Gerçekten de, 30 ile 40 yaş arasındayken,
her 100 kadının yaklaşık 25'inde düşük olmaktadır. 40
yaş üzerinde bu sayı 35'e çıkar. O halde; 35 yaşı geçen
kadınlarda beklemeksizin yardımcı üreme tekniklerine
geçilmesi doğru olur. Yardımcı
üreme teknikleri dediğimizde ise günümüzde en sık
uygulanan ya basit aşılama olarak bilinen intrauterin
inseminasyon (IUI) ya da tüp bebek (mikroenjeksiyon,
ICSI) kastedilmektedir.
Ama unutulmamalıdır
ki, kadın menopoza girmediği müddetçe gebe kalma şansı
daima mevcuttur. Dikkat edilmesi gereken nokta, çocuk
olsun diye beklenilirken her zaman yumurtlamanın bozulabileceği
ve belki de menopoza girilerek gebelik şansının tümüyle
kaybolabileceğidir!.
Bu nedenle,
önce kadının yaşına bakılarak değerlendirmeye başlanılır.

|