|
AZOOSPERMİ
Azoospermi;
yetersiz hormonal stimülasyon (hipogonadotropik hipogonadizim),
spermatogenez anormallikleri veya obstrüksiyon nedeniyle
meydana gelebilir. Azoospermik hastanın değerlendirilmesi,
azoosperminin spermatogenez eksikliğinden mi
yoksa duktal obstrüksiyondan mı kaynaklandığını
saptamaya yönelik olmalıdır. Öncelikle, semen örneği
santrifüj edilmelidir.
Pellette
herhangi bir sperm görülmesi bilateral duktal obstrüksiyonu
ekarte ettirir, ve hasta oligospermi yönünden tetkike
alınmalıdır. Her ne kadar çok sayıda hikaye ve fizik
muayene bulgusu azoosperminin nedeni hakkında öngörüde
bulunabilirse de, normal ejakulat volümlü azoosperminin
etyolojisini saptamada faydalanılan esas unsurlar vaz
deferenslerin bulunması, testis boyutları ve
serum FSH'yı içerir.

İlk
basamak, vazların bulunup bulunmadığına karar vermektir,
çünkü CBAVD obstrüktif azoosperminin yaygın bir
nedenidir. CBAVD fizik muayeneye dayanan bir klinik
tanı olup, CFTR genindeki bozukluktan kaynaklanır. İleri
radyolojik görüntüleme yöntemleri rutinde gerekmez,
ama bu hastaların küçük bir kısmında üst üriner sisteme
ait anomaliler bulunur ve abdominal ultrasonografi yapılabilir.
Böyle olguların büyük kısmında spermatogenez normal
olup, testis volümlerinin de normal olması durumunda
tedavi planlanmadan önce sadece serum FSH testi ile
tetkik edilmeleri yeterli olur.
Eğer hikaye,
fizik muayene veya laboratuar çalışmaları spermatogenez
bozukluğunu düşündürüyorsa, testis biyopsisi yapılabilir.
Testis
volümleri küçük hastalarda primer ya da sekonder
testiküler yetmezlik vardır. Bu tanıyı koymak
kadar, hem fonksiyonel hem de nonfonksiyonel hipofiz
tümörlerini belirleyebilmek amacıyla da testosteron,
LH, FSH ve prolaktini içeren serum hormon testleri yapılır.
Küçük testis ve normalin iki veya üç katından fazla
FSH konsantrasyonu bulunan hastalarda, şiddetli germ
hücre yetmezliği vardır ve nihai durumları zayıftır.
Bu hastalarda eğer testislerden sperm elde edilmesi
ile birlikte IVF düşünülüyorsa, testis biyopsisi yapılmalıdır.
Testiküler yetmezliğe bağlı azoospermi bulunan hastalarda,
Klinefelter sendromu gibi kromozom anomalilerini
ve Y kromozomu üzerinde mikrodelesyonları ekarte
etmek amacıyla genetik testler yapılmalıdır. Sekonder
testiküler yetmezlikli hastalar hormon ile tedavi edilebilirken,
primer testiküler yetmezlik genellikle düzelmez.
Son olarak,
vazların bulunduğu, testis volümleri normal ve normal
serum FSH düzeyli hastalar spermatogenez bozukluğu ve
duktal obstrüksiyon arasında ayrım yapabilmek için testis
biyopsisini gerektirirler. Testislerden biyopsi
alınırken değil, rekonstrüktif cerrahi sırasında skrotal
eksplorasyon yapılırken vazografi de yapılmalıdır. Bir
taraf testisi normal ölçülerde, karşı tarafta ise testis
yok ya da atrofikse FSH değeri hafif bile yükselmiş
olsa testis biyopsisi yapılmalıdır, çünkü daha büyük
olan testiste normal spermatogenez bulunabilir. Tek
taraflı duktal obstrüksiyon bulunan hastalar tipik
olarak normal sperm sayısına ve fertilite potansiyeline
sahiptirler. Ancak, obstrüksiyon nedeniyle antisperm
antikorlar gelişmiş ise bu geçerli olmayabilir. Nadiren,
tek taraflı obstrüksiyon taşıyan hastalar, obstrükte
olmamış karşı testisin anormal yapıda bulunması nedeniyle
oligospermi ya da azoospermi ile gelebilirler.
|