|
ASTENOZOOSPERMİ
Astenozoospermi
sperm hareketlerinde bozukluk anlamına gelmektedir ve
motil sperm yüzdesinde ya da ileri harekette veya her
ikisinde de azalmayı ifade eder.
Bu olgularda
spermatozoanın yapısal defektleri, uzamış cinsel
perhiz süresi, genital sistem enfeksiyonları, antisperm
antikorlar, parsiyel duktal obstrüksiyon, varikosel
ve idiyopatik faktörler sorumlu olabilir.
Astenozoospermi
bulunması eğer şiddetli sperm aglütinasyonu da eşlik
ediyorsa immünolojik infertilite olasılığını
akla getirir. Antisperm antikor (ASA) testi yapılarak
tanı kesinleştirilir. MAR veya IBT testleri tercih edilmelidir.
Antisperm antikor bulunan hastalar genellikle ART'a
yönlendirilirler. Her ne kadar immünosupresyon ile başarı
bildirilmişse de, bunların total etkinliği düşüktür
ve aseptik kalça eklemi nekrozu gibi ciddi yan etkileri
vardır.
İzole
astenozoospermide hormon çalışmaları gerekmez. Semen
analizinde lökosit sayısı artmışsa enfeksiyon, immünolojik
nedenler veya spermatogenez bozukluğu akla gelmelidir.
Koit sıklığının artması ya da seyrekleşmesi, varikosel,
geçirilmiş ameliyatlar da lökospermi yapabilir. .
İmmatür
germ hücrelerini lökositlerden ayırt edecek peroksidaz
boyama gibi bir analiz istenilebilir. Gerçek lökosperminin
ileri araştırmasında Mikoplazma ve Klamidya varlığını
saptamaya yönelik üretral sürüntü veya semen kültürleri
yapılabilir. Bunlara ek olarak, üriner sistem enfeksiyonunu
ekarte etmek için idrar analizi yapılması da gerekir.
Semen kültürleri yapılabilirse de, sıklıkla distal üretral
organizmalar tarafından kontamine olur.
Varikosel,
infertil erkeklerde cerrahi olarak düzeltilebilir en
sık rastlanılan anomali olup, sperm sayı ve şekil bozukluklarının
yanı sıra sperm motilite bozukluğundan da sorumlu olabilir.
Astenozoospermi
ile birlikte ejakulat volüm düşük ve sperm canlılığında
azalma varsa, parsiyel ejakulatör kanal tıkanıklığı
düşünülebilir. Bu hastalarda TRUS yapılabilir ve anormal
bir bulgu alındığında ejakulatör kanal tıkanıklığına
yönelik ileri araştırmalara geçilmelidir.
Aşağıdaki
algoritmada izole astenozoospermik olgularda izlenecek
yol tanımlanmaktadır (Campbell 2004).

Spermatozoanın tamamının hareketsiz olduğu ya da motilitenin
%5'in altında olduğu olgularda spermlerin ölü ya da
canlı olma durumları canlılık testleri (eozin-Y
testi, HOS testi) ile değerlendirilmelidir.
Motilitenin
hiç olmadığı ya da ileri derecede azaldığı durumlarda
immotil silia sendromu ve Kartagener sendromu
(situs inversus ile birlikte immotil silia sendromu)
gibi ultrastrüktürel bir anomali düşünülür. Klasik immotil
silia sendromlu hastalar tipik olarak kronik solunum
yolu enfeksiyonlarından yakınırlar. Bunun nedeni, hem
solunum sisteminde siliaların hem de spermatozoanın
kuyruğunun aksonemindeki dynein kollarının eksikliğidir.
Bu hastaların yaklaşık %50'sinde situs inversus da eşlik
eder. Böyle olgular spermin elektronmikroskopik incelemesi
ile ayırt edilebilirler.
Bazen,
cinsel perhiz süresinin fazla uzaması da motilitede
ciddi azalmayla sonuçlanabilir.
Son olarak,
sperm toplama kaplarındaki toksik kalıntılar
veya örneğin sıcak ya da soğuğa maruz kalması
da azalmış motiliteden sorumlu olabilir.
|