|
ASPERMİ/HİPOSPERMİ
Semenin yokluğu veya
düşük volümde çıkması
Ejakulat
yokluğu ya retrograd ejakulasyondan ya da emisyon
yetmezliğinden kaynaklanabilir (semenin vaz deferensler'den
posterior uretraya atılamaması). Seminal sıvının tamamen
olmamasına aspermi adı verilir, ve bu bozukluğun azoospermi'den
(seminal sıvıda sperm bulunmaması) ayırt edilmesi gerekir.
Ejakulasyon yetmezliğinin en sık karşılaşılan nedeni
spinal kord yaralanmalarıdır. Diyabet mellitus
ve multipl skleroz gibi nörolojik hastalıklara
daha az sıklıkta rastlanılır. Hipertansiyon tedavisinde
artık kullanılmayan ilaçlar (ganglion blokürleri)
retrograd ejakulasyna yol açmışlardır.
Retroperitoneal
ameliyatlar sırasında ejakulasyonu kontrol eden
sempatik ganglionlar yaralanabilirse de, günümüzde sinir-koruyucu
retroperitoneal lenf nod diseksiyonu metodlarının kullanımı
hastaların büyük kısmında bu komplikasyonun önüne geçebilmektedir.
Asperminin
bir diğer nedeni orgazım olmaması ile birlikte seyreden
psikolojik bozukluklardır. Nonazoospermik hastada
düşük ejakulat volümü en sık olarak sperm toplama problemlerinden
kaynaklanır. Bu durum yeniden sperm toplanmasını gerektirir.
Diğer ana sebep nörolojik hastalıklar, ilaçlar
ya da mesane boynu ameliyatları sonucu gelişebilecek,
veya idiyopatik kabul edilen parsiyel retrograd ejakulasyondur.
Seminal
sıvının büyük kısmı seminal veziküllerden geldiği için,
eğer retrograd ejakulasyon yoksa düşük volümlü bir ejakulat
seminal veziküllerin katılımının olmadığına işaret eder.
Parsiyel ya da komplet ejakulatör kanal tıkanıklıkları
da düşük-volümlü ejakulata neden olacaktır. Benzer şekilde
vazal agenez de düşük-ejakulat volümlü azoospermi
ile ortaya çıkar. Vazal agenez her zaman olmasa da sıklıkla
seminal vezikül agenezi ile birlikte bulunur.

Şekil.
Aspermi ya da
hipospermi durumunda algoritim. TURED Transuretral ejakulatör
kanal rezeksiyonu.
Ek olarak,
seminal veziküller ve prostat androjen kontrolü altında
sekresyon yapabilirler. Bu nedenle, androjen yetmezliği
seminal volümde azalmayla sonuçlanacaktır. Ancak, bütün
bu nedenler aynı zamanda azoospermiye de neden olurlar.
Bazı erkekler sperm toplama kabına masturbasyon yaptıklarında
düşük-volümlü ejakulat çıkarırlarken, koit sırasında
normal volümde ejakulasyon olabilir. Bir sperm toplama
kondomu kullanılarak cinsel ilişki sırasında örneğin
toplanması bu olguları belirleyebilir. Son olarak, cinsel
perhiz süresinin azlığı ve örnek toplamada yetersizlik
durumları da ekarte edilmelidir.
Ejakulasyon
yokluğu bulunan ve düşük-volümlü ejakulat (<1.5 ml)
çıkaran bütün olgularda semen analizi tekrar edilmeli
ve ejakulasyon sonrası idrar örnekleri incelenmelidir.
Ejakulasyon sonrası toplanan idrar örnekleri incelenirken
önce idrar 10 dakika süreyle 300 g veya üzeri hızda
santrifüj edilir. Sonra pellet mikroskop altında
incelenir ve hastanın klinik tablosu da dikkate alınarak
yorumlanır. Ejakulasyon çıkmayan hastalarda her yüksek
büyütmeli alanda 10-15'in üzerinde sperm bulunması retrograd
ejakulasyona işaret eder. Düşük-volüm ejakulat bulunan
hastalarda antegrad ejakulasyon örneğindekinden daha
fazla sayıda sperm bulunması da, önemli oranda retrograd
ejakulasyon komponentinin varlığını düşündürür. Azoospermili
hastalarda ejakulasyon sonrası idrarda sadece bir spermin
bulunması bile bilateral komplet duktal obstrüksiyonu
ekarte ettirir. Ejakulasyon sonrası idrarda sperm
görülmüyorsa, ejakulatör kanal obstrüksiyonundan şüphe
edilmelidir.
Önceleri
ejakulata seminal veziküllerin katılımının olduğunu
değerlendirmek için früktoz ölçümü yapılmaktayken,
günümüzde en yaygın olarak transrektal ultrasonografi
(TRUS) kullanılmaktadır. TRUS'u normal ve düşük
ejakulat volümlü azoospermi olguları diğer azoospermili
hastalarda olduğu şekilde değerlendirilirler.
Serum
FSH değeri normal ise testis biyopsisi
yapılmalıdır; ve eğer spermatogenez sağlam bulunursa
duktal obstrüksiyon var demektir. Obstrüksiyonun lokalizasyonunu
anlamak için, rekonstrüktif cerrahinin planlandığı seansta,
skrotal eksplorasyon sırasında vazografi yapılır
ve vazal sıvı örneği alınır. Düşük-volümlü oligospermik
hastalarda spermatogenezin zaten bulunması gerektiği
için, testis biyopsisi yapılmasının genellikle çok az
dayanağı vardır. Bu olguların bir kısmında TRUS ile
ejakulatör kanal darlığı bulguları elde edilebilir ama
parsiyel ejakulatör kanal darlığı tanısı günümüzde bir
araştırma tanısıdır. Gerçek parsiyel ejakulatör kanal
darlıklı olgular son derece nadirdir.
|