|
ANDROLOJİ LABORATUVARINDA STANDARDİZASYON VE KALİTE
KONTROLÜ
Kaan
AYDOS
Konuyla
ilgili daha fazla figür için
Rutin
infertilite araştırmasında sperm analizi en önemli yeri
tutar. Ancak gerek metodolojideki farklılıklar gerekse
teknisyene bağlı nedenlerden dolayı sonuçlar büyük oranda
değişkenlik göstermektedir. Sonuçların farklı farklı
yorumlanması ise çiftin tedavisi konusunda problem yaratmaktadır.
Örneğin bir laboratuvardan sperm morfolojisinin normal
sınırlar içerisinde olduğu bildirilirken, diğer laboratuvar
aynı spermi patolojik olarak değerlendirebilmektedir.
Neticede çift ya doğal yolla gebeliğe bırakılacak ya
da ICSI gibi zahmetli bir tedavi altına alınacaktır.
İşte bu noktada laboratuvarlar arasında yöntemlerin
ve teknisyenlerin standardizasyonu devreye girmektedir.
Sadece standardizasyonun yapılması değil, aynı zamanda
kalite kontrol şemalarının da düzenli olarak kullanılmasıyla
sonuçların güvenilirliliği,doğruluğu ve etkinliği sağlanmalıdır.
Dünya
sağlık teşkilatı (WHO) bu amaçla çeşitli yayınlar yapmıştır.
Özellikle WHO laboratory manual for the examination
of human semen and sperm-cervical mucus interaction
(4. baskısı Prof.Dr. Serdar Günalp editörlüğünde
Türkçe'ye çevrilmiştir-Tıp Teknik Yayınevi, Ankara,
2002) "Androloji Laboratuvarında Kalite
Kontrolü" bölümünde konuyu detaylı olarak incelemiş
ve tavsiyelerde bulunmuştur. Bu makale de önemli ölçüde
adı geçen kaynaktan faydalanılarak hazırlanmıştır. WHO'nun
bu gayretlerine rağmen henüz tam bir fikir birliği oluşturulmuş
değildir.
Günümüzde
dünyada çeşitli "Yeterlilik Testi" (proficiency
testing-PT programme) programları geliştirilmiştir.
Burada internal ve eksternal kalite kontrolleri yapılarak,
belirli bir standardizasyonun sağlanmasına çalışılmaktadır.
İnternal
kalite kontrolünde amaç, o laboratuvardaki sonuçların
güvenilirliliği ve standardizasyonunu içerir. Oysa laboratuvarın
metodolojisinden ya da teknisyeninden kaynaklanan ve
israr eden bir hata anlaşılamayabilir. Bunu önlemek
için eksternal kalite kontrolü şemaları geliştirilmiştir.
Bunda daha önceden hazırlanan preparatlar değişik laboratuvarlara
gönderilerek değerlendirilir. Sonuçlar istatistiksel
olarak karşılaştırılır ve standardın dışında kalan laboratuvarlar
tespit edilerek, gerekli önlemleri almaları önerilir.
Eksternal kalite kontrolünün bir sakıncası taze preparatların
kullanılamamasıdır. Ancak dondurulmuş veya yayma yapılmış
örnekler laboratuvarlara gönderilebilir. Son yıllarda
bazı workshop'larda laboratuvar ekipleri kendi metodları
ile örnekleri analiz ederek, kontrol çalışmalarında
kısmen kendi laboratuvar şartlarına yaklaşmaya çalışılmıştır.
Yine de ideal bir eksternal kalite kontrol yöntemi özelliğinde
olmamaktadır. Bu tür bir uygulama Auger ve ark. tarafından
yakın tarihte yapılmış ve sonuçları yayınlanmıştır.
Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bu çalışmanın
detayları aşağıda verilmiştir. Teknik ayrıntılar ise
daha sonra WHO önerilerine göre izah edilecektir.
Dünyanın
değişik merkezlerinden 10 laboratuvar ekibinin katıldığı
bu workshop çalışmasında; (Auger J et al: Intra-
and inter-individual variability in human sperm concentration,
motility and vitality assessment during a workshop involving
ten laboratories. Human Reproduction, 15, 2360-2368,
2000) 17 semen örneği hazırlanarak ekiplere dağıtılmış.
İnter-teknisyen kontrolü taze hazırlanmış örneklerde,
intra-teknisyen kontrolü ise sayı ve motilite için dondurulmuş
havuzdan alınan semen örneği ile, vitalite içinse boyalı
yayma preparatlar ile araştırılmış. Analizler ortak
bir laboratuvarda gerçekleştirilmiş ve mikroskop dışında
boyalar, sayma kamaraları, pipetler vs. her ekip tarafından
rutin çalışmalarını yaptıkları laboratuvardan getirilmiş.
Böylece kısmen eksternal kalite kontrolü şartları oluşturulmaya
çalışılmış. İnternal kalite kontrolü çalışmasında; taze
semenden çalışmaya katılan ekip sayısı kadar hazırlanan
örnekler her ekibe dağıtılmış. İntra-teknisyen kontrolü
için; dondurularak saklanmış semen kullanılmış olup,
materyal azlığından dolayı, kimliği saklanmış tek bir
preparat bir hafta içerisinde değişik aralıklarla aynı
teknisyene verilerek incelettirilmiş. Her teknisyenden
3 kez değerlendirim yapmaları istenmiş.
İntra
ve inter-teknisyen kontrolünde, güvenilirlilik aralığı
CV (%) = 100xSD/mean value formülünden; inter-teknisyen
kontrolünde 3 kez yapılan sonuçları karşılaştırmak için
SAS mixed model software; SAS Institute Inc. Cary, NC,
USA; normal değerden sapmaları ölçmek içinse Spearman's
rank correlation test; sonuçlar arasındaki farklılığı
grafik halinde göstermek için de Bland-Altman plots
kullanılmış.
Sonuçta
özellikle sperm motilite ve vitalite değerlendirmesinde
gerek aynı teknisyenin değerlendirmeleri gerekse farklı
teknisyenler arasında önemli farklılıkların bulunduğu
anlaşılmıştır. Bu sonuç da bize henüz yeterli bir standardizasyonun
yerleşmemiş olduğunu vurgulamaktadır.
Aşağıda
her bir teknisyenin 17 semen örneğini değerlendirdikten
sonraki ortalama değerleri verilmiştir. Sperm sayısı
için güvenilirlik değeri %22.9, motilite%21.8 ve vitalite
için de %17.5 bulunmuştur.
| Katılımcı |
Sperm
konsantrasyonu |
% Motil
spermatozoa |
% Canlı
spermatozoa |
| |
Ortalama değer (x106/ml)a |
Ortalama variation-b |
Ortalama değer (%)a |
Ortalama variation-b |
Ortalama değer (%)a |
Ortalama variation-b |
| 1 |
72.2 |
-6.9 |
48.8 |
-5.9 |
73.8 |
9.8 |
| 2 |
77.8 |
2.7 |
46.8 |
-10.1 |
73.3 |
9.6 |
| 3 |
51.0 |
-30.0 |
63.7 |
20.5 |
60.8 |
-11.5 |
| 4 |
85.0 |
12.3 |
53.8 |
3.4 |
65.9 |
-2.6 |
| 5 |
82.4 |
11.4 |
52.1 |
-3.3 |
59.9 |
-13.6 |
| 6 |
72.0 |
-9.1 |
49.1 |
-8.2 |
76.5 |
13.3 |
| 7 |
67.6 |
-12.4 |
46.5 |
-14.1 |
54.6 |
-20.3 |
| 8 |
73.8 |
15.4 |
45.8 |
-15.9 |
55.4 |
-19.2 |
| 9 |
78.3 |
-0.8 |
47.4 |
-11.0 |
76.5 |
14.2 |
| 10 |
70.4 |
1.0 |
54.5 |
2.1 |
78.9 |
17.8 |
| 11 |
82.4 |
3.1 |
64.2 |
22.8 |
65.9 |
-2.2 |
| 12 |
81.5 |
4.7 |
61.2 |
17.6 |
69.7 |
4.0 |
| Ortalama |
74.6 |
|
52.9 |
|
67.6 |
|
| CV(%)c |
22.9 |
|
21.8 |
|
17.5 |
|
a
Analiz edilen 17 örneğin ortalama değerleri.
b 17 örnek için katılımcıların her örnekten elde ettikleri
sonuçlar ile bütün 12 katılımcı tarafından hesaplanan
değerlerin ortalaması karşılaştırıldığında hesaplanan
varyasyon yüzdelerinin ortalamaları.
c 12 teknisyenin 17 incelemeden aldıkları sonuçların
CV değerlerinin ortalaması (CV= 100XSD/ortalama değer).
Sonuçlar
grafik haline getirildiğinde katılımcılar arasında sperm
sayısını hesaplamaları bakımından anlamlı bir korelasyon
içinde oldukları anlaşılmakta. Yani aralarında bir fark
yok. Ama motilite ve vitalite değerlendirmelerinde teknisyenlerin
sonuçları arasında anlamlı bir tutarsızlık izlenmekte
(bu figür orijinal makalede bulunabilir). Sperm sayısı
bakımından grubun ortalaması alındığında ise bazı teknisyenlerin
bu ortalamadan anlamlı derecede saptıkları görülmekte.

Örneğin
3 numaralı teknisyenin sonuçları grubun ortalamasından
sürekli düşük çıkmakta. Oysa 12 numaralı teknisyen sürekli
en fazla %15 sapma ile sonuç vermekte (superimposed).

İntra-teknisyen
analizinde ise dondurulmuş örneklerden her teknisyene
5 adet örnek verilip, 3 kez değerlendirmeleri istendiğinde,
her bir teknisyenin hedeflenen değerden değişik oranlarda
saptıkları görülmekte. Bunların da uyarı ve müdahale
sınırları çıkarıldığında, hatanın önemi anlaşılabilir
(aşağıya bakınız).
Bir androloji
laboratuvarında kalite kontrolü yapılmasının amacı 1)
sistemik hataların kaynağının ve miktarının saptanması
ve giderilmesi ile; 2) sonuçlardaki değişkenliklerin
saptanması ve giderilmesine yöneliktir. Laboratuvarın
akreditasyonu, doğruluğu, kesinliği ve yetkinliği bakımlarından
öneme sahiptir.
Laboratuvarın
ilgili gözlemcisi tarafından düzenli aralıklarla kalite
kontrol düzenlemelerinin yapılması gerekir. Kalite kontrolü
internal ve eksternal olmak üzere 2 çeşittir. İnternal
kontrol laboratuvar içindeki kalite kontrol çalışmalarını,
eksternal kontrol ise aynı örnekte çeşitli laboratuvarlar
arasında sonuçların karşılaştırılması esasına dayanır.
Sperm
analizi sınırlı sayıda spermatozoayı sayarak yapıldığı
için, göreceli büyük hatalara rastlama oranı da yüksektir.
Değişik laboratuvarlarda yapılan sperm konsantrasyonu
ve morfolojisi değerlendirmeleri arasında büyük uyuşmazlıkların
bulunması da iyi bir kalite kontrolü ve standardizasyonun
gerekliliğini vurgular.
Androloji
laboratuvarlarının kalite kontrolü yöntemleri değişik
kitaplarda belirtilmiştir. Pratik olarak hesaplanabileceği
gibi, bilgisayar ortamında hazırlanmış istatistik programlarından
da faydalanılabilir.
Laboratuvarda
yapılan her ölçümde bir hata payı bulunabilir. Ama bu
hatayı tolere edebilecek bir de güvenlik sınırı vardır.
Bu güvenlik sınırının da bir alt ve bir üst değeri bulunur.
Alt ve
üst sınırlar birbirine ne kadar yakın olursa, kesin
ölçüme de o kadar yaklaşılınır. Ya da, gerçek değerden
ne kadar az sapma olursa, doğru sonuca da o kadar yaklaşılınır.
Ölçümlerdeki
hatalar 2 çeşit olabilir: Rastlantısal ve Sistematik
hatalar. Rastlantısal hatalar sıklıkla sonuçların okunmasına
ve örneklemedeki şansa bağlıdır. Aynı gözlemci tarafından
aynı alet kullanılarak tekrarlandığında yine saptanabilirler.
Sistematik hatalar ise şahıs, teknik ya da kullanılan
malzeme hatalarından kaynaklanır. Tek yönlü sapma verir.
Ölçümü tekrarlamakla saptanamazlar.
Sperm
sayımına ait istatistiksel hatalar
Ölçüm
sırasında kullanılan sınırlı volümde semen içinde spermatozoalar
rastlantısal olarak dağıldıklarından, sonuçlar da değişkendir
ve kesin değildirler. Sayım hatası demek; rastlantısal
ya da istatistiksel bir hata var demektir. Ama bunun
da bir sınırı vardır. Bu sınırın dışında kalması durumunda
sorun bulunuyor anlamına gelir ve sistematik bir hata
araştırılır.
Sperm
sayısı sabit hacimde semen örneğinde hesaplanır. Motilite
ve morfoloji için ise sabit bir normal değer kullanılır.
Ama sınırlı volümde semen içinde, sınırlı sayıda sperm
sayılarak yapıldıkları için, her ölçümde bir miktar
değişkenlik görülebilir. İşte bu değişkenlik rastlantısal
(istatistiksel) hatadır.
Belli
hacimdeki semende, sperm sayısı rastlantısal olarak
dağılmıştır. Kesin sperm sayısı POISSON dağılımına tabidir.
Yani;
Standart
hata = (karekök) n (sayılan sperm sayısı)
Yüzde hata = 100 X (karekök) n/n
%95'lik güven aralığı = n ± (1.96 X (karekök) n)
Örneğin
100 spermatozoa sayılırsa;
Standart
hatası = (karekök) 100 = 10
Yüzde hatası = 100 X 10/100 = %10
%95 güven aralığı = 100 ± (1.96 X 10) = 80 ile 120 arası.
200 spermatozoa
için;
Standart
hata %14
% hata %7
%95 GA 172-228'dir.
Sonuç
olarak, örnekleme artırıldığı zaman hata yüzdesi de
düşecektir.
Sperm
motilite ve morfolojisindeki sayım hataları
Burada
artık normal ve patolojik olmak üzere birden fazla parametre
söz konusudur. Örneğin morfolojinin %14 normal değeri
olması gibi. Bunlarda standart hata;
(karekök) p(100-p)/n formülünden hesaplanır. Örneğin
100 spermatozoa sayılmışsa ve normal morfoloji sınırı
olarak da %20 alınmışsa (p değeri); % standart hatası
%4, %95 CV ise %12.2 ile %27.8 arasında bulunacaktır.
200 spermatozoa için standart hata %2.8; %95 CV %14.5
ile %25.5 arasında; 400 spermatozoa içinse standart
hata %2.0, %CV %16.1-23.9 arası bulunur.
O halde
istatistiksel, yani rastlantısal sayım hatalarını minimale
indirmek için ölçülen sperm sayısı artırılabilir. Ama
bu durumda teknisyende yorgunluğa bağlı doğruluk oranı
düşer. İşte ideal olanı arada uygun bir dengenin sağlanabilmesidir.
Aynı
teknisyenden kaynaklanabilecek sayım hataları
Beklenen
sayım hatasından daha büyük bir değişkenlik saptanırsa
bunun nedeni;
1. Sperm
örneğinde yetersiz karıştırma
2. Viskozite, aglütinasyon varlığı
3. Teknisyen stresi (yanlış sayım, kayıt hatası)
4. Kötü teknik
5. Malzeme değişkenliği (eski pipet gibi) olabilir.
Beklenenden
daha düşük bir değişkenlik bulunmuşsa;
1. Kayıt
hatası
2. Yan tutma (önceki ölçümleri bilerek testi yapma gibi)
söz konusu olabilir.
Farklı
teknisyenler tarafından tekrarlanan ölçümlerde hata
nedenleri
1. Yan
tutma
2. Sistematik hata
3. Motilite ve morfoloji sınıflandırmalarındaki farklılıklar
olabilir.
Kalite
kontrolünün önemi
İnternal
kalite kontrolünde (İKK) aynı örneğin tekrarlayan ölçümlerinin
sonuçlarına bakılarak saptama yapılır. Neticede ölçümün
kesinliği ve tekrarlanabilirliliği ile aletlerin kalibrasyonu
sağlanmış olunur.
1. Teknisyenin
ölçümündeki kesinlik; kimliği gizli veya önceden hazırlanan
örnekler ile tekrarlayan ölçümler yapılarak kontrol
edilir.
2. Teknisyenler arasındaki kesinlik; aynı örneğin bağımsız
analizleri ile sağlanır.
3. Laboratuvarlar arasındaki değişkenlik ise eksternal
kalite kontrolü ile ortaya konulabilir.
İnternal
kalite kontrolünün amacı; laboratuvarda optimal kesinliğin
sürdüğünü ve standartlarda bir değişiklik bulunmadığını
garanti etmesidir. Eğer laboratuvarda tek bir teknisyen
çok seyrek analiz yapıyorsa ya da bir çok teknisyen
bir arada çalışıyorsa internal kontrole gerek vardır.
Eksternal
kalite kontrolü (EKK) ise farklı laboratuvarların benzer
sonuçlar verdiğini garanti eder. Laboratuvardaki yöntemlerde
bir aksaklık olması durumunda eksternal kalite kontrolüne
gereksinim var demektir.
Kalite
kontrol yöntemleri
1.
Her zaman yapılması gerekenler: Örneklerdeki sonuçların
takibi ve korelasyonu
2. Haftada bir yapılanlar: Aynı örneğin değişik
teknisyenler tarafından ölçülmesinden alınan sonuçların
analizi
3. Ayda bir kez yapılanlar: Kalite kontrol testlerinin
ortalama sonuçlarının analizi
4. Üç ayda bir yapılması gerekenler: Eksternal
kalite kontrolünün yapılması, pipetlerin kalibrasyonu,
inkübatör ısısının korunması vb. Pipetlerin kalibrasyonu;
içlerinden geçirilen distile suyun tartılmasıyla yapılır.
Burada suyun dansitesi üzerine ısının etkisini de göz
önüne alarak gerekli düzeltme yapılmalıdır. Örneğin,
200C'da 1 ml distile su 0.99 gr ağırlığındadır. Ya da;
mikropipetler için içerisine spektrofotometre ile ölçülebilen
bir renkli madde doldurularak kalibre edilmelidirler.
5. Yılda bir yapılanlar: Sayım odacıkları ve
diğer aygıtların kalibrasyonu. Sperm sayım kamaraları
ise, içlerine bilinen partikül yoğunluğundaki boncuk
süspansiyonları konularak kalibre edilirler. Sayma kamarasının
derinliği ise mikroskopun ince ayarı kullanılarak Vernier
skalası yardımıyla yapılır. Bunun için mikroskop önce
tabandaki çizgiler üzerine, daha sonra da kapağın altındaki
işaret üzerine odaklanır. Aradaki mesafe uygun sabitler
yardımıyla hesaplanır. Ayrıca termometreler, inkübatörler
ve ısıtma tablaları da düzenli aralıklarla kontrol edilirler.
İnkübatörlerdeki gaz karışımları günlük olarak kontrol
edilir. Haftalık ya da aylık olarak da Fyrite ya da
diğer sistemlerce kontrol edilirler. Servis zamanları
geldiğinde ise gaz örnekleri alınarak analiz edilirler.
PH metre ve diğer laboratuvar gereçleri ise 3-6 aylık
aralıklarla kontrol edilmelidirler.
Aslında
kalite kontrollerinin ne derecede yapılacağı, o laboratuvarın
iş yüküne ve teknisyenin deneyimine bağlı olarak kararlaştırılır.
Eğer laboratuvarın iş yükü yoğun ise, örneklerinin %1-5'i
İKK'üne alınmalıdır. Dikkat edilmesi gereken husus,
değerlendirilecek örneklerin kimliklerinin saklanmış
olması ve değerlendirimlerinin rutin laboratuvar çalışma
süreci içerisinde yapılmış olmasıdır. Ancak bu hususlara
dikkat edilmesi durumunda İKK rutin semen analizinin
doğruluk ve kesinliğinin sürdürülmesinde yardımcı olur.
Örneklerdeki
sonuçların takibi ve korelasyonu
Yapılan
incelemelerinden elde edilen sonuçların dosyaya kayıtları
ya da hasta kimliğinin saptanması sırasında ortaya çıkabilecek
hataların kontrol edilmesine yöneliktir. Başka şekilde
izah edilemeyen olağan dışı sonuçlar, bu tür hataları
akla getirir.
Bunlarda
daha dilüe edilmemiş iken ejakulatın mikroskopik incelemesiyle
sayı, motilite ve morfoloji değerlendiriminden elde
edilen sonuçlar, son olarak elde edilen sonuçların kontrolünde
kullanılabilir.
Diğer
yandan, vitalite testleri ile canlı bulunan sperm oranı
ile motil sperm oranları birbirleriyle tutarlı bulunmuş
olmalıdır.
Olağan
dışı olaylar tehlike bildirirler ve acil ilgi gerektirirler.
Örneğin, spem motilitesi sıfır bulunmuşsa ya da motilitede
beklenmedik bir kayıp söz konusuysa, sıcaklık değişiklikleri
veya sperm toksinleriyle kontaminasyon sorumlu olabilir.
Bu durumun derhal düzeltilmesi gerekir. Ejakulatında
önceden sperm bulunan bir hastanın azoospermik olması
ya da hiç ejakulat verememesi ise klinisyen için tehlike
bildiren durumlardır.
Sperm
örneğindeki konsantrasyonunun günlük kontrolü için sayma
kamarasının iki ayrı tarafına konan semen örnekleriyle
elde edilen bağımsız iki sayım karşılaştırılır. Aynı
örnekten eşit hacim kullanılarak yapılan 2 bağımsız
sayım arasındaki farkın, iki sayının toplamının kare
köküne eşit olan standart hata ile birlikte sıfır olması
beklenir. Böyle örneklerin yaklaşık %95'inde, iki sayım
arasındaki fark 1.96 standart hatadan az olmalıdır.
Eğer böyle olmazsa, sistemik bir hata akla gelmeli ve
örnekler yeniden karıştırılır, dilüe edilir ve tekrar
ölçüm yapılır. Örneklerin %5'inde 1.96'dan büyük standart
hata bulunmuşsa bu şans eseri olmuş olarak kabul edilir
ve gereksiz yere sayım tekrarlanmaz. İşte böyle küçük
analizler, herhangi bir sistemik hatanın bulunmadığını
da garanti etmiş olur.
Sperm
motilite ve morfoloji ölçümlerinin kontrolü için ise
benzer yöntem kullanılır. Her bir örnekte N adet spermatozoa
2 ayrı ölçümle değerlendirilir. Sonuçlar p1 ve p2 olsun.
Beklenen fark (d) = p1 - p2 < 1.96 (karekök) 2p*(100-p)/N
formülüne göre hesaplanır.
p* = (p1 + p2)/2'dir.
Yani;
ölçümlerin %95'inde iki ölçüm arasındaki fark bu denklemden
elde edilen sonuçtan az olmalıdır. Eğer sadece %5'inde
fark büyük bulunursa bu şans eseri olarak yorumlanır.
Haftalık
internal kalite kontrolü: İntra ve inter-teknisyen değişikliklerinin
belirlenmesi
Aynı örneğin
değişik teknisyenler tarafından hazırlanarak tekrarlayan
ölçümlerinin yapılması esasına dayanır. Tekrarlayan
ölçüm demek aynı örnek üzerinde lamdaki veya sayım kamarasındaki
aynı örneğin iki kez değerlendirilmesi değil, örneğin
farklı kısımları kullanılarak yapılan ölçümleri ifade
eder. Hazırlama ya da dilüsyon hatalarını ortaya koymaz.
İKK'ünün yapıldığının farkında olmayan teknisyenlerin
rutin çalışmaları sırasında yaptıkları değerlendirmeler
gibi yapılmalıdır.
İKK; sperm
konsantrasyonu, motilitesi, morfolojisi, immunobead
test, mixed agglutinasyon reaksiyonu (MAR) ve laboratuvar
tarafından rapor edilen diğer tüm testleri kapsar. Bu
şekilde gerçek ve hedef değerin saptanması da sağlanmış
olunur.
Basit
bir yol olarak, teknisyenler arasındaki değişkenliği
belirlemek için aynı taze örneği her teknisyenin incelemesinden
ya da örneklerin bir havuzda karıştırılmasından elde
edilen örneklerin farklı teknisyenlerce değerlendirilmesinden
elde edilen sonuçlar karşılaştırılır. Ancak burada gerçek
değer bilinmez, yani sistematik hata ya da yan tutma
durumları ortaya çıkarılamaz. Diğer yandan, sperm motilitesi
zamanla azalacağı için, örneğin ilk olarak ve tüm teknisyenler
tarafından aynı anda değerlendirilmesi gerekir.
İKK'de
kullanılan esas yöntemler aşağıda açıklandığı gibidir.
Bazı yöntemlerin esası, gerçek ya da hedef değerin önceden
bilinmesine veya ilk 10 belirlemeden elde edilen sonuçların
hesaplanmasına dayanır. Sonuçların analizinde bilgisayar
programları da kullanılabilir. Her kalite kontrolüne
aynı sayıda teknisyen alınması sonuçların yorumlanması
ve hesaplanmasını kolaylaştırır. Bu mümkün olmuyorsa,
her örneğin kalite kontrolünde yapılan belirlemelerin
sayısını eşitlemek amacıyla ekik sayıyı tamamlayacak
kadar teknisyenlerden biri ya da daha fazlası örneği
bir kez daha değerlendirir. Bazı bilgisayar programları
değişken gözlemci sayılarını uzlaştırabilir.
Depolanmış
örneklerde İKK: sperm konsantrasyonu için
Bir laboratuvarın
sonuçlarının hep aynı standartta çıkıp çıkmadığını belirlemek
için kalite kontrol tablosu yapılmalıdır. Bu tabloyu
yapmak için daha önce depolanmış semen kullanılır. Konsantrasyon
için semen formalin içinde ya da dondurularak saklanır.
Örneğin laboratuvarımızda 4 teknisyen çalışıyor diyelim.
Her birine depodaki aynı örnekten 10 adet verilir. Buldukları
sonuçlar tabloda işaretlenir. Sonra her örnek için bulunan
sonuçlar toplanarak ortalamaları (Xbar) bulunur.
Aynı şey standart deviasyonları için de yapılır. Böylece
o depo örneğinde 4 teknisyenimizin ortalama sonucu ve
SD bulunmuş olunur.
Bulduğumuz
ortalamaların ortalaması yani Xbar çizgisini
tabloda çizeriz. Belirli aralıklarla aynı depolanmış
örnekler çıkarılır ve teknisyenlere incelettirilir.
Her sefereinde teknisyenlerin sonuçlar bu sınırların
içerisinde kalmalıdır. Eğer dışına çıkarsa o dönem içinde
ya teknisyenlere ait ya da laboratuvara ait bir problem
ortaya çıkmış demektir ve derhal gerekli önlemler alınır.
Aslında
her teknisyen bu Xbar değerinden bir miktar sapmalı
sonuçlar bulabilirler. Ancak bu değerlerin makul, kabul
edilebilir sınırlarda olması gerekir. Yani bir miktar
hata olabilir ama bu hata aşırı olmamalıdır. İşte en
çok ne kadar hata yapabilirler, bunu belirlemek için
Xbar değerine bir de standart hata değerini ekleriz.
Teknisyen sayısına göre standart hata değerleri önceden
belirlenmiştir. Buradan bakılarak bulunur. Bir de bu
Xbar'ın standart devasyonu vardı. O halde hem standart
hata payını hem de standart deviasyon değerlerini toplayarak
uyarı ve müdahale sınırları bulunur ve grafikte
çizilir. Standart hatanın 2 katına kadar sapmalar
uyarı sinyali verir. 3 katından fazla sapmış ise müdahale
etmek gerekir.
| |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
7 |
8 |
9 |
10 |
| Teknisyen A |
38 |
35 |
40 |
34 |
38 |
36 |
44 |
43 |
39 |
43 |
| Teknisyen B |
42 |
36 |
42 |
40 |
40 |
40 |
43 |
43 |
46 |
40 |
| Teknisyen C |
38 |
43 |
40 |
52 |
38 |
33 |
39 |
45 |
35 |
39 |
| Teknisyen D |
34 |
36 |
36 |
37 |
36 |
39 |
42 |
43 |
46 |
34 |
| Ortalama |
38.0 |
37.5 |
39.5 |
40.5 |
38.0 |
37.0 |
42.0 |
43.5 |
41.5 |
39.0 |
| SS |
3.27 |
3.70 |
2.52 |
7.42 |
1.63 |
3.16 |
2.16 |
1.00 |
5.45 |
3.74 |
Ortalama değerlerin ortalaması
Xbar, standart sapmaların ortalaması ise Sbar
ile gösterilir. Bu örnekte Xbar değeri 38.0 + 37.5 +
39.5 ......./10 = 39.7; Sbar değeri ise 3.27 + 3.7 +
2.52 + ......../10 = 3.40 bulunur. Xbar ve Sbar hesaplamalarının
faydası yeni kalite kontrolü örneğinden elde edilen
sonuçların daha öncek kontrollerden farklı olup olmadıklarını
veya teknisyenler arasındaki farklılıkların rastlantısal
olup olmadığının belirlenmesidir.
Böylece ortalamalar (Xbar)
ve standart sapmalar (Sbar) için hedef değerler
hesaplanmış olunur. Şimdi bu değerlerin 2 ve 3 standart
hatalık kontrol sınırları belirlenmelidir. 2 standart
hatalık sınır (A2) uyarı kontrol sınırı, 3 standart
hatalık sınır (A3) ise müdahale kontrol sınırı olarak
kabul edilir. Teknisyen sayısına karşılık gelen A2 ve
A3 değerleri tablo halinde önceden belirlenmiştir. Örneğin
4 teknisyen ölçüm yapmışsa, A2 = 1.085; A3 = 1.628'dir.
Buna göre uyarı (iç)
kontrol sınırı hesaplanabilir. Formülü: Xbar ± A2 X
Sbar = 39.7 ± 1.085 X 3.40 bulunur. Yani ortalama değerlerin
uyarı kontrol sınırları 36.0 ile 43.3 milyon/ml arasında
olmalıdır.
Benzer şekilde müdahale
(dış) kontrol sınırları da hesaplanır: Xbar ± A3 X Sbar
= 39.7 ± 1.628 X 3.40; yani ortalama değerlerin müdahale
(dış) kontrol sınırları 34.1 ile 45.2 milyon/ml arasında
olmalıdır. Sonuçlar bir grafik halinde gösterilir (Xbar
grafiği):

Xbar
grafiği. Grafik üzerinde her bir örneğe karşılık hesaplanan
ortalama değer nokta şeklinde işaretlenmiştir. Bunların
ve labortuvarda o süre içerisinde yapılan analizlerden
alınan sonuçların uyarı sınırları ya da müdahale sınırları
içerisine düşme oranlarına göre gerekli düzenlemeler
yapılır, tedbirler alınır.
Her bir örnek için hesaplanan ortalama değer uyarı ve
müdahale sınırlarının içinde veya dışında kalma durumuna
göre, o laboratuvarın sonuçlarının güvenilirliliği belirlenmiş
olunur:
- Eğer müdahale sınırları
dışında 1 sonuç varsa rastlantısal veya sistemik bir
hata var demektir.
- Üst ya da alt uyarı
sınırlarının dışında kalan 2 sonuç varsa artık sistematik
bir hata araştırmak gerekir.
- Ama üst uyarı sınırını
aşan 1 ve alt uyarı sınırını aşan 1 (toplam 2 sonuç)
varsa hata rastlantısal kabul edilebilir.
- Tümü ortalamanın altında
ya da tümü ortalamanın üstünede kalan 8 sonuç varsa,
yine sistematik bir hata söz konusudur.
- Hep birlikte düşen
ya da artan peşi sıra 7 değerin bulunması da sistematik
bir hatadan şüphelendirmelidir.
Eğer
kalite kontrol örneği olumsuz bulunursa, rastlantısal
ya da sistematik hatalara karşı gerekli önlemler alınmalı,
hatanın kaynağı araştırılmalıdır.
Xbar
grafiği temelde hedef değerden farklılıkları veya değişkenliklerdeki
artışı tetkik etmek amacına yöneliktir. Daha duyarlı
bir grafik ise kalite kontrolü yapılacak örneklerin
standart sapmalarına dayanan S grafiğidir. Ancak,
standart deviasyonun dağılımı simetrik değildir. Burada
da uyarı ve müdahale sınırları vardır. Ama örneklerin
%5 ve %0.2'si sadece rastlantısal değişkenliğe bağlı
olarak bu sınırları aşar.
Yukarıda
verdiğimiz örneği S grafiği çizerekn kullandığımızda;
X bar yerine artık Sbar değeri yazılır. Buda standart
sapmaların ortalaması olan 3.40 milyon/ml'dir.
Alt müdahale
sınırı: Sbar X S0.999 = 3.40 X
0.098 = 0.33 milyon/ml
Alt uyarı sınırı: Sbar X S0.975
= 3.40 X 0.291 = 0.99 milyon/ml
Üst uyarı sınırı: Sbar X S0.025
= 3.40 X 1.916 = 6.52 milyon/ml
Üst müdahale sınırı: Sbar X S0.001
= 3.40 X 2.527 = 8.60 milyon/ml
Buradaki
Sn değerleri, daha önce hazırlanmış
tablolardan 4 teknisyen için karşılık gelen değerlerdir.
Bu değerlere
göre yukarıdaki grafiğin benzeri oluşturulur. Her kalite
kontrol örneğinin standart sapma değeri grafik üzerinde
işaretlenir. Uyarı ve müdahale sınırlarına göre konumları
Xbar için verilen kurallar ile aynıdır.
Sbar
grafiğinde alt sınırlar ne kadar aşağıda olursa yani
0' yaklaşırsa, teknisyenler arasındaki tutarlıkta olumlu
bir artışın geliştiğine ya da olası bir anlaşmalı hileyi
akla getirir.
Teknisyenler
arasındaki sistematik farkların belirlenmesi
İnternal
kalite kontrolünün en önemli yanı o laboratuvarda çalışan
teknisyenlerin sonuçları arasında belirli bir tutarlılığın
bulunmasıdır. Örneğin bazı teknisyenler sperm sayımını
sistematik olarak az yada fazla olarak belirleyebilirler.
Bu durum; her 5 ya da 10 kalite kontrol örneklemesi
grubundan sonra örnekler ve teknisyenler ayrı ayrı faktörler
olarak ele alınarak iki yönlü varyans analizi yöntemiyle
belirlenebilir. Burada örnekler aynı havuzda toplandıktan
sonra teknisyenlere dağıtılarak inceleme yaptırılır.
Bu nedenle örnekler arasında anlamlı farklılıklar beklenmez.
Oysa teknisyenler arasında anlamlı bir farklılık bulunursa
bir ya da daha fazla teknisyen tarafından yapılan sayımlarda
sistematik bir taraf tutma olduğu anlaşılmalıdır.
Depolanmış
örneklerde İKK: sperm motilite ve morfolojisi için
Sperm
hareketliliği ve morfolojisi için kalite kontrol yöntemleri,
yüzdelerin değerlendiriliyor olması dışında, aynı sperm
konsantrasyonu için tarif edilen basamakları izler.
Sayılan toplam spermatozoa sayısı büyük olduğu için,
kontrol cetvellerinde sınırlar normal dağılım kullanılarak
belirlenir. %20-%80 aralığındaki yüzdeler için bu aralık
göstergeleri daha artırılabilir. Ama <%10 veya >%90
değerleri için böyle bir yakınsama yapılmaması önerilir.
Sperm
morfolojisine ait kalite kontrolü yapılması için önce
tek bir semen örneğinden lam üzerinde çok sayıda örnek
hazırlanır. Bu lamlar iyi, orta ve kötü kalitede olmak
üzere değişik spermatozoalardan hazırlanabilir. Kalite
analizinde her gruptan bir lam alınarak değerlendirim
yapılır. Lamların kalite kontrolünde kullanıldığını
gizlemek amacıyla lamlar maskelenir. Hareketlilik için
videobantlar kullanılabilir.
Benzer
şekilde Xbar ve Sbar grafikleri oluşturulur. Uyarı ve
müdahale sınırları belirlenir.
Motilite
için, eğer %20-80 aralığındaki sonuçlar değerlendiriliyorsa,
400 spermatozoa sayılmışsa standart sapmanın %2.0-2.5
aralığında olması beklenir. Maksimum değerine ise %50
hizasında rastlanılır. Tek tek yapılan ölçümlerde standart
sapmanın da bu değerlere yakın olması gerekir. Teknisyenler
arasındaki farklılık mevcutsa, Sbar grafiğinde standart
sapması %2.5'un üzerinde çıkar. Amaç, Sbar'ı teorik
olarak minimuma indirmektir. Bu sınıra ancak yüksek
deneyimde ve standardizasyona sahip teknisyenler ulaşabilir.
Taze
sperm örneklerinde sayı, motilite ve morfoloji için
internal kalite kontrol tayini
Taze
semen örneği değerlendiriliyorsa, bir hedef ortalama
değer olmaz. Dolayısıyla Xbar grafiği de kullanılamaz.
Burada teknisyenler arası değişkenliği belirlemek için
her kalite kontrol örneğinden sonra çizilen S grafiği
ve her 5 veya 10 örneklemeden sonra teknisyenler arası
sistematik farkları tayin için iki yönlü varyans analizi
kullanılır.
İki yönlü
varyans analizi teknisyenler arası farklılığı belirlemek
amacıyla pratikte kullanılabileceği gibi, bir çok bilgisayar
programında da bulunur. Böylece teknisyenler arasındaki
farklılığın standart sapması ile bunun rastlantısal
değişkenlikten beklenenden ne kadar yüksek olup olmadığı
hesaplanabilir. Gözlemden dolaysız olarak hesaplama
yapıldığı için, yuvarlama hatalarına karşı ondalık basamaklar
da yazılmalıdır.
Teknisyenler
arasındaki farkı saptayacak yöntem, hazır bilgisayar
programları içerisinde bulunan iki yönlü varyans analiz
tablosundaki F testine dayanır. 2.5 standart hatanın
üzerindeki ortalama farklar tek başına rastlantısal
değişkenlikten kaynaklanmazlar. Teknisyenler
arası farklar anlamlı olsun ya da olmasın teknisyenlerin
ortalamalarının gözden geçirilmesi hangisinin beklenenden
fazla olduğunun belirlenmesi bakımından önemlidir.
Teknisyenler
arasında önemli farklar saptanması, teknisyenler arasında
tutarlılığın artırılması için gereken yolların belirlenmesine
ve sonuçta tüm yöntemlerin yeniden gözden geçirilmesine
bir uyarı olur.
Şimdi de laboratuvarımızda çalışan teknisyenlerin hangisinin
hata yaptığını ya da hata yapıp yapmadığını belirleyelim.
3 teknisyenin çalıştığını varsayalım. Bunun için bir
kontrol örneğinde teknisyenlerin ne kadar farklı sonuçlar
buldukları incelenir. Önce 5 ayrı örnek alınır. Her
teknisyen bunları değerlendirim ve sonuçları tabloda
yazılır. Her örnek için 3 teknisyenin ortalamaları alınır.
Sonra her teknisyenin bulduğu değer bu ortalamadan çıkarılır.
Yani ne kadar az ya da çok sperm saydıkları bulunur.
Aşağıdaki tabloda 3 teknisyenin bulduğu sperm konsantrasyonları
verilmiştir (milyon/ml).
| |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
| Teknisyen A |
108 |
45 |
100 |
50 |
92 |
| Teknisyen B |
103 |
47 |
102 |
50 |
96 |
| Teknisyen C |
104 |
46 |
89 |
41 |
88 |
| Ortalama |
105 |
46 |
97 |
47 |
92 |
Artık
sıra bir teknisyenin 5 örnekte yaptığı sapmaların önemli
derecede hata sınırları içine girip girmediğini bulmaya
gelmiştir. Bunun için her teknisyenin 5 örnekte yaptığı
farkları toplar incelenen KK örneği sayısına böleriz.
Benzer şekilde SD'ları da hesaplarız.
Aşağıda
her bir örneğin gerçek değeri ortalamadan çıkarılarak
d değerleri (milyon/ml) verilmiştir.
| |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
| Teknisyen A |
3.0 |
-1.0 |
3.0 |
3.0 |
0 |
| Teknisyen B |
-2.0 |
1.0 |
5.0 |
3.0 |
4.0 |
| Teknisyen C |
-1.0 |
0.0 |
-8.0 |
-6.0 |
-4.0 |
Örneğin;
teknisyen A için bakarsak, 5 örnekteki farkların toplamı
3+(-1)+3+3+0=8; 8/5 ise 1.600. Teknisyen C içinse -3.800.
Yani bu teknisyenin sonuçları grubun toplamından ortalama
3.800 milyon/ml az çıkmaktadır. Diğer yandan, her örnek
için bulunan farkın karelerini toplr ve n-1 (5-1=4)'e
bölerek farkların SS hesaplanır. Acaba sayımdaki bu
farklılık anlamlı bir hatamıdır yoksa rastlantısal bir
sapmamıdır?
Bunun
için de farkların SS'lerinin kareleri toplamı / teknisyen
sayısı eksi 1'in kare kökü değeri hesaplanır (3.369).
Grubun ortalama standart hatası ise diğer formülden
hesaplanır (1.230). Sonuçta bu teknisyenlerin standart
hatasının 1.230 mil/ml olduğu bulunur. Yani bu hata
sınırı kabul edilebilir sınırdır. Bu sınırın 2 katı
uyarı, 3 katı ise artık müdahale sınırıdır. Yani 3 katını
aşarsa anlamlı bir hata yapıyor demektir ve müdahale
etmek gerekir. Oysa örneğin teknisyen C sonuçlarında
3.800 mil/ml'lik sapma yapmaktadır. Bu sapma standart
hatanın 3 katından (3X1.230) fazladır, yani müdahale
sınırlarına girer, yani anlamlı bir hata yapmaktadır,
araştırılması ve önlem alınması gerekir.
Bu formüllere
göre hesaplanan farkların ortalaması ve standart sapmaları
aşağıdaki tabloda verilmiştir (milyon/ml).
m = dtoplam/n
(n=semen örneği sayısı).
S = (karekök)
d2toplam / (n-1) (d'lerin kareleri
toplamının (n-1)'e bölümünün karekökü.
| |
Ortalama (m) |
SS (s) |
Ortalama/standart
hata (m/se(m) |
| Teknisyen A |
1.600 |
1.949 |
1.301 |
| Teknisyen B |
2.200 |
2.775 |
1.788 |
| Teknisyen C |
-3.800 |
3.347 |
-3.089 |
Örneğin
teknisyen C'nin ortalama farkı her bir örneğin ortalamasından
3.8 milyon/ml daha az bulunmuştur. Ya da diğer 2 teknisyenin
ortalamasından (1.6 + 2.2 / 2) 5.7 (-3.8 - 1.9) daha
azdır. Acaba sonuçtaki bu azalma rastlantısal mı yoksa
sistematik bir hatadan mı kaynaklanmaktadır, bunu anlamak
için hata kök ortalama kare değeri hesaplanır (*):
(*)= (karekök)
s2toplam / (t-1) (s'lerin kareleri
toplamının (t-1)'e bölümünün karekökü.
t: teknisyen
sayısını göstermektedir.
Bizim
örneğimizde bu değer 3.369'dur. Şimdi de teknisyenler
arasındaki farkın standart hatasını hesaplayalım:
m = (*).(karekök)(1-1/t)
/ n = 1.230 milyon/ml.
Teknisyen
C'nin ortalama farkının mutlak değeri ise 3.8 milyon/ml
idi. İşte teknisyen C'nin ortalama farkı (SD = 3.800)
bulduğumuz standart hata (SH = 1.230)'nın 3 katından
(3SH) daha fazladır. Bunun anlamı ise ortalamadan daha
fazla sistematik bir hatanın yapılmış olduğudur. Oysa
normalde teknisyenin bulduğu sonuç, ortalama sonuçla
aynı olmalı (böylece fark 0 olacaktı) idi.
Aynı
hesaplamalar bilgisayar programında iki yönlü varyans
analiziyle F testi yapılarak da hesaplanabilir. Burada
hem kalite kontrol örnekleri hem de teknisyenler için
aralarında farklılık bulunup bulunmadığı ve önem derecesi
belirlenebilir. Yukarıdaki örnek için kalite kontrol
örnekleri arasında p<0.001 bulunmuş ve anlamlı bir
farklılık saptanmıştır. Teknisyenler arasındaki farkın
F değeri ise 4.81, p değeri 0.042 bulunmuştur. Böylece
p<0.05 olduğundan aradaki farkın rastlantısal olamayacak
kadar fazla olduğu yani sistematik bir hatanın varlığı
ortaya konmuş olur.
Aylık
ortalamaların izlenmesi
İnternal
kalite kontrolünde teknisyenler arası ve her teknisyenin
kendi içindeki farkların kontrolü esas amaçtır. Diğer
yandan, hastaların semen analizi sonuçlarından çıkarılan
eğimlerin izlenmesiyle de yararlı bilgiler edinilebilir.
Örneğin sperm parametrelerinde aylık değişmelere bakılarak,
normal dışı sapmalar belirlenebilir ve bu sapmaların
nedenleri araştırılarak düzeltilebilir. Bunun için belirli
bir süre içinde (örneğin aylık) incelenen hastaların
sonuçlarının ortalama değerleri bir Xbar grafiğinde,
ortalamanın her iki yanında 2 ve 3 standart hatalık
uyarı ve müdahale sınırları ile birlikte işaretlenir.
Burada kontrol sınırları en az 6 aylık gözlemlerin kullanılmasıyla
belirlenir ve düzenli olarak güncelleştirilmelidir.
Her ortalama için en az 20 sonuç olmalıdır. Gerekirse
1 aydan fazla bir sürenin sonuçları bir havuzda toplanabilir.
Kontrol
sınırlarının dışında kalan sapmalar eğer o zaman diliminde
hastalara ait faktörlerde bir değişiklik meydana gelmemiş
ise, laboratuvar çalışmalarında kontrol dışı değişikliklerin
veya değerlendirmede değişen eğilimlerin varlığına dikkat
çeker. Gerekirse normal değere sahip hastaların ortalama
değerlerinin aylık olarak izlenmesi ve ortalamadan sistematik
uzaklaşmaların hızlı biçimde tetkiki için kümülatif
toplam (CUSUM) oluşturulabilir.
Aşağıda
laboratuvar sonuçlarının aylık izlenmesi konusunda bir
örnek görülmektedir. Burada immotil sperm oranlarının
ortalama değerlerinden bir Xbar oluşturularak grafik
halinde düzenlenmiştir. Uyarı sınırları ve müdahale
sınırları da hesaplanarak gösterilmiştir. Başlangıçta
aylık ortalama değerler kontrol sınırları içerisinde
giderken, sonra ısrarlı bir biçimde yükselmeye ve müdahale
sınırlarının dışında seyretmeye başlamakta. Bunun fark
edilmesi üzerine araştırılınca, teknikte bir modifikasyon
yapılmış olduğu anlaşılır ve tekrar ilk yönteme göre
analiz yapılmaya başlanır. Bu durumda sonuçların tekrar
kontrol sınırları içerisinde kaldığı görülmektedir.
Dikkat edilirse, sonraki ölçümler için kontrol sınırları
tekrar belirlenmiştir, çünkü artık uygulamada bir düzenleme
yapılmıştır.

Kalite kontrol sınırları dışında kalan sonuçlar
Kalite
kontrol sonuçları laboratuvar gözlemcisi tarafından
düzenli olarak gözden geçirilmeli ve rapor edilmelidir.
Kontrol dışı sonuçlar çıktığı görülürse, derhal nedenleri
araştırılıp gerekli önlemler alınmalı ve kaydedilmelidir.
Sorun anlaşılamazsa, kontrol örnekleri tekrar analiz
edilmelidir. Tekrar edildiğinde kalite kontrol sonucu
yine kontrol sınırları dışında gelmeye devam ederse,
o gün yapılan rutin analiz sonuçları ile kontrol yapılarak
sapmanın nedeni araştırılmalıdır.
Kontrol
sınırları dışında sonuç alındığında aşağıdaki nedenler
öncelikle akla gelmeli:
1. Pipetleme
hataları
2. Analiz sonuçlarının yanlış sınıflandırılması
3. Pipet, sayım cihazı gibi aletlerde değişiklikler
4. Yöntem değişiklikleri
5. Kalite kontrol örneğinde bozulma
6. Hastalara ait faktörler
7. Sperm toplama kaplarında değişiklikler
8. Mevsimsel ısı değişiklikleri
9. Aynı erkekte tekrarlanan test sayısında değişiklikler
10. Eğer hiçbirisiyle açıklanamıyor ve sonraki kontrollerde
tekrar normal sınırlar içerisinde çıkmaya devam ediyorsa,
bu durumda rastlantısal değişimler olarak kabul edilmelidirler.
Eksternal kalite kontrolü (EKK)
Laboratuvarların
eksternal kalite kontrol programlarına katılmaları ve
düzenli aralıklarla değerlendirmelerde bulunmaları,
standardizasyonun sağlanmasında son derece önemlidir.
Bu programlardan birisi Brooks tarafından tanımlanmıştır
(Brooks A. Results of the American Association of
Bioanalysts national proficiency testing programme in
andrology Human Reproduction, 15, 680-686, 2000).
Laboratuvarların yeterliliğini ölçen ve gerekirse düzenleyici
tavsiyelerde bulunan bu programların kullanımı ve katılımı
arttıkça, sonuçların güvenilirliliği ve etkinliği de
artacaktır.
Kalite
kontrolünün tamamlayıcı bir unsurudur. Bir çok EKK şeması
mevcuttur. EKK; yöntemlerin standardizasyonunun kontrolü
için gereklidir. Aynı zamanda, bir grubun sonuçlarının
diğer bir grubun sonuçları ile karşılaştırma olanağı
da sağlar. O laboratuvarda mümkün olmayan bir ölçekte
değişik yöntemlerin değerlendirilmesi ve karşılaştırılması
da yapılmış olur.
İnternal
ve eksternal kalite kontrolleri birbirlerini tamamlayıcıdırlar.
Burada da örnekler maskelendikten sonra aynen rutin
örneklerde olduğu gibi işleme tabi tutulmalıdır.
EKK ile
diğer laboratuvarlara ait sonuçlar ile kendi sonuçlarımız
karşılaştırılmaktadır. Örneğin kompüterize yöntemle
sperm motilitesi tayin edilen başka bir laboratuvarın
kontrol örneğiyle yaptığı inceleme sonuçları hedef değer
olarak da kabul edilebilir. Alternatif olarak, bir grup
referans laboratuvardan elde edilen ortalama sonuçlar
da kullanılabilir. Diğer katılan laboratuvarlardan gelen
sonuçların ortalama ve değer aralığı sonuçlarının üst
ve alt %10'luk kısımları çıkarılarak değerlendirilmeye
kabul edilirler. Hedef değerden sapmalar hesaplanır.
Sonuçlar çubuk grafiklerde karşılaştırmalı tarzda da
verilebilir. Tayin edilmiş değerin veya EKK şemasının
ortalamasının ısrarla üzerinde veya altında sonuçlara
sahip olan laboratuvarların, yöntemlerini yeniden gözden
geçirmeleri gerekir. Örneğin sperm konsantrasyonu yanlış
hesaplanıyordur, ya da sayım kamarası hatalıdır.
Yöntemlerin
standardizasyonu son derece önemlidir. Eksternal
kalite kontrolleri, standardizasyon için iyi bir yönlendiricidir.
Referans laboratuvarların ortak çalışmaları ile yayınlayacakları
yöntemlerin kullanılması, standardizasyon için önemli
bir adımdır. Laboratuvarlar arasında bilim adamı değişimleri
de standardizasyon bakımından yardımcı olur. İyi EKK
sonuçlarına sahip bir laboratuvardan bir konsültan,
aynı örnek için tekrarlayan ölçümlerde benzer sonuçların
elde edilebilme yeteneğinin iyileştirilebilmesi için
yöntemlerin neresinin değiştirilmesi gerektiğini genellikle
görebilecektir. Böyle konsültanların laboratuvarlar
arasında bilgi alış-verişinde bulunmaları standardizasyon
bakımından önemlidir.
Eksternal
kalite kontrolünden edinilen sonuçların değerlendirilmesi,
laboratuvarlar arasında standardizasyon için çok önemli
kaynaktır. Örneğin Cooper ve ark, bir çalışmalarında
4 yıl süreyle 148 laboratuvara yılda 4 kez olmak üzere
semen örnekleri göndermiş ve aldıkları sonuçlara göre
kalite kontrollerini yaparak, belirli bir standardizasyonu
yakalamaya çalışmışlardır. En güvenilir oldukları belirlenen
laboratuvarlar arasından 6 tanesi randomize olarak seçilmiş
ve bunların sonuçları hedef değerler olarak kabul edilmiştir
(Cooper TG: Experience with external quality control
in spermatology. Human Reproduction, 14, 765-769, 1999).
Morfoloji için formalin ile tespit edilmiş preparatlar,
motilite içinse videobant kullanılmış. Örneğin morfoloji
incelemesinde bazı laboratuvarlarda ilk zamanlarda ortalamadan
çok aşağıda sonuçlar çıkmaktaydı. Burada sperm morfolojisi
değerlendirmesinde farklı parametrelerin kullanıldığı
anlaşılmış ve standardizasyona gidilmiştir. Gerçekten
de, standardizasyon eğitiminden sonra sonuçların birbirine
yaklaştığı ve hata oranının anlamlı derecede düştüğü
izlenmektedir. Bu da bize, sürekli yapılan eksternal
kalite kontrollerinin, laboratuvarların standardizasyonunda
ne kadar önemli ve yol gösterici olduğunu kanıtlamaktadır.

Kalite kontrolünde kullanılacak test örneklerinin
seçimi
Kalite
kontrolünde kullanılacak örneklerin, o laboratuvarda
değerlendirilen semen örneklerinin dağılımı açısından
temsil edici özelliği olmalıdır. Az sayıda kontrol örneği
analiz ediliyorsa, klinik olarak önemli aralıklardaki
sonuçları olanları (örneğin konsantrasyonu 5-30 milyon/ml
ve motilite %10-40 arasında ) seçilmelidir. Eğer bu
örnekler dışarıdan temin ediliyorlarsa HIV ve hepatit
bakımından negatif oldukları garanti edilmelidir.
Sperm
sayımı için semen örnekleri dondurulmuş olarak ya
da 4oC'da koruyucu bir madde (%10 formalin; 1 ml semen
+ 100mikrolitre %10 formalin) içinde sıvı halinde saklanabilir.
Daha sonra aralıklarla sperm konsantrasyonu için değerlendirilir.
Motilite değerlendirmesi için videobantlar ya
da dondurulmuş örneklerkullanılabilir. Morfoloji
için kaynaklar ise fotoğraflar, videobantlar, boyalı
ya da boyasız tesbit edilmiş yayma preparatlar, slaytlar
olabilir.
Ancak
bu materyallerin kullanımında bazı sorunlar ortaya çıkabilir.
Örneğin çözme işleminden önce ve sonra semenin karıştırılması
yeterli olmayabilir. Videobantlar, semen örneklerinin
yeniden kullanılmasını önlemek amacıyla kullanılmamalıdır.
Morfoloji analizi için hazırlanmış preparatlar zaman
içerisinde solabilir. Dondurulmuş spermlerin motilite
ve antisperm antikor kontrolleri için kullanılmasından
da hatalı sonuçlar alınabilir.
Sonuç
olarak; İKK ve EKK androloji laboratuvarlarının
vazgeçilmez bir uygulaması olmalıdır. Standardizasyon
ancak bu şekilde sağlanılabilir. Aksi takdirde, o laboratuvardan
çıkacak sonuç diğer laboratuvarların sonuçlarıyla uyuşmayabilir
ve hastanın tedavisinde ikilem yaratabilir. Bu kalite
kontrollerinin bir diğer önemi ise, laboratuvarda çalışan
teknisyenler arası ve aynı teknisyenin çalışma güvenliliğinin
ve etkinliğinin analizinin yapılabilmesidir. Eğer bir
sorun saptanırsa kaynağı araştırılarak gerekli düzenlemeler
yapılabilir. İdeal androloji laboratuvarları, bir kalite
kontrol programı içerisine katılmış ve kendini sürekli
kontrol eden merkezler olma durumundadır.
|