|
REAKTİF
OKSİJEN ÜRÜNLERİNİN (ROS) SPERM FONKSİYONLARI VE FERTİLİZASYON
ÜZERİNE ETKİLERİ E-VİTAMİNİ İLE TEDAVİ PROTOKOLÜ
Kaan AYDOS
İnfertilite
ile başvuran çiftlerin büyük kısmında semen parametrelerinde
bozulma bulunmaktadır. Bir kısmın da ise tekrarlayan
abortus bildirilmektedir. Bu olgularda her zaman etyolojiyi
ortaya koymak mümkün değildir. Ancak, spermiyogramlarında
sperm morfolojisinde bozulma oranı ve/veya lökospermi
sıklığında artış dikkat çekmektedir. Yapılan araştırmalar
teratozoospermi ve lökospermide artış ile birlikte sperm
reaktif oksijen ürünleri (ROS) konsantrasyonunda artışın
da ortaya çıktığını göstermiştir. Reaktif oksijen ürünlerinin
yarattığı oksidatif stres ortamının ise sperm fonksiyonları,
fertilizasyon ve implantasyon için toksik olabileceğine
dair bazı kanıtlar bulunmaktadır. E vitamini; oksidatif
stresden koruyucu özelliğe sahiptir. Hücre ölümünü geciktirdiği
bildirilmiştir. Bu nedenle infertil erkeklerde kullanımı
önerilmektedir. Ancak, her olguda başarılı olunmaması
yetersiz hasta seçiminden kaynaklanabilir. Çünkü semende
ROS'un yükselmediği hastalarda veya yüksek dozda kullanılmaları
durumunda bir etkisinin bulunmadığı bilinmektedir. Hatta
bazı yayınlarda ters etki gösterebileceği bile bildirilmektedir.
Bu nedenle, infertil erkeklerde E vitamini kullanılması,
eğer kullanımı gerektiren bir tablo varsa, son derece
faydalı bir tedavidir. Aşağıda, bu konuyla ilgili fizyopatoloji
ve klinik sonuçlar literatür ışığı altında incelenmeye
çalışılmıştır.
Vücutta
enerjiden zengin kompleks yakıt molekülleri (proteinler,
polisakkaridler, lipidler) CO2, NH3 ve su gibi bazı
basit moleküllere parçalanırken ATP, NADH veya
NADPH şeklinde de kimyasal enerji açığa çıkar (Slayt
1). Proteinlerin parçalanarak yıkılmalarından aminoasitler,
polisakkaridlerden monosakkaridler, ve lipidler (triaçilgliserol)'den
gliserol ile yağ asitleri meydana gelir. Sonra bu yapı
taşları daha fazla parçalanarak asetil CoA ve bazı küçük
moleküllere dönüşür. Bu reaksiyonlar sırasında bir miktar
enerji ATP şeklinde tutulur. Yakıt moleküllerinin oksidasyonunda
en son basamak sitrik asit siklusudur. Bu sırada asetil
CoA CO2'e oksitlenirken elektronları NAD (nikotinamid
adenin dinükleotid) ve FAD (flavinamid adenin dinükleotid)'e
transfer olarak NADH ile FADH oluşur. NADH ve FADH ise
oksidatif fosforilizasyona girerek elektronlarını oksijene
verirler (oksidatif fosforilizasyon). İşte bu
sırada ADP'den büyük miktarda ATP de beraberinde sentezlenir.
Oksijen elektronlarını ATP oluşumu için harcarken indirgenmiş
olur ve neticede süperoksit (O2) anyonu açığa çıkar.
Bundan da süperoksit dismutaz enzimi aracılığıyla hidrojen
peroksit (H2O2) ve bundan da hidroksil radikali (OH)
meydana gelir. Son ürün su'dur. İşte O2, H2O2 ve
OH molekülleri rekatif oksijen araürünleri'dirler
(ROS) (Champe 1994).
Diğer
yandan, hekzos monofosfat yolu (HMY) sırasında
glükoz-6-fosfatın 6-fosfo-glukonata ve bunun da ribuloz
5-fosfata dönüşümü sırasında NADP'den NADPH
meydana gelir ve aynı NADH'da olduğu gibi yüksek elektron
potansiyeli olan elektron vericiler olarak fonksiyon
görürler (Slayt 2). NADH'dan
farkları ise elektronlarını oksijene vererek oksidasyon
yapmaktan çok, oksijenin indirgenmesinde rol almalarıdır.
Yani sonuçta ATP oluşumuna yaramazlar ama oksijeni de
süperoksite indirgemiş olurlar.
Sonuç
olarak, NADH ve NADPH oksijenden reaktif
oksijen ara ürünlerinin meydana gelmesine yol açmaktadırlar.
Bu bileşikler aerobik metabolizmanın, ilaçlar ve çevresel
toksinlerle oluşan reaksiyonların yan ürünleri olarak
sürekli meydana gelirler. İleri derecede reaktiftirler
ve DNA, proteinler ve doymamış yağlarda ciddi kimyasal
değişikliklere neden olurlar (Slayt
3). ROS'lar reperfüzyon hasarı, kanser, inflamatuvar
hastalıklar ve yaşlanma gibi çok sayıda patolojiden
sorumlu tutulmuşlardır. Sperm membranı da doymamış yağ
asitlerinden zengin olduğu için ROS'un toksik sonuçlarından
kolayca etkilenebilmektedir. E vitamini indirgeyici
bir ajan olarak hücre içinde ROS'u detoksifiye edebilir.
Yağda eriyen bir vitamindir. En aktif formu alfa-tokoferoldür.
En zengin E vitamini kaynağı bitkisel yağlardır. Daha
sonra karaciğer ve yumurta gelir. Günlük gereksinimi
erkelerde 10 mg, kadınlarda ise 8 mg'dır. Çoklu doymamış
yağ asit miktarı arttığı zaman E vitamini gereksinimi
de artar. Yağda çözünen diğer vitaminler arasında en
az toksik olanıdır. 300 mg/gün dozlarda toksititesi
görülmemiştir. İnfertil erkeklerde günde 1300 mg'a kadar
güvenle kullanılmaktadır.
Her ne
kadar ROS spermatozoa için membran yapısı, proteinler
ve DNA üzerinde yıllarca toksik bir ajan olarak bildirilmiş
olsa da, fizyolojik reaksiyonlarda sinyal iletiminde
rolü olan moleküller olarak gereklidirler (Slayt
3). Gerçekten de,düşük miktarda bulunmaları fertilizasyonu
desteklemektedir. Semende ROS kaynağı nötrofiller ve
spermatozoadır (Pasqualotto 2000; Sharma 2001). Kapasitasyon,
akrozom reaksiyonu, hiperaktif motilite ve fagositozun
fizyolojik modülasyonunda görev alırlar (Slayt
6) (de Lamirande 1993c). Düşük dozda H2O2'nin eklenmesi
kapasitasyonu uyarır (Griveau 1995, Aitken 1995). Bir
antioksidan olan katalaz ise bu olayı engeller (Aitken
1995). Kapasitasyon sırasında O2'nin oluşumunun ilk
reaksiyon olduğu ve 15-20 dk içerisinde pik yaptığı,
arkasından düştüğü gösterilmiştir (de Lamirande 1995,
Lecrec 1998). Bu sırada oluşan ROS'un adenil siklaz
ve tirozin kinazın aktivasyonunda direkt rolü bulunmaktadır
(Aitken 1995, Aitken 1998).
Süperoksit
anyonunun kapasitasyon ve hiperaktif motiliteyi uyardığı,
bir antioksidan olan süperoksit dismutaz enziminin ise
bunu önlediği bir çok çalışmada ortaya konmuştur (Slayt
4) (de Lamirande 1993a). O2 için semenin antioksidan
kapasitesinin %37'nin altına düşmesi durumunda, ortamda
O2 konsantrasyonunun artmasıyla birlikte hiperaktif
motilite de uyarılmaktadır (de Lamirande 1993b) (Slayt
5). Bütün bunlar, ROS'un sperm kapasitasyonu ve
motilitesi için gerekli molehüller olduğunu vurgulamaktadır.
E vitamininin
ROS'un fonksiyonlarını inhibe edici etkisi bilinmektedir.
Ancak, aşırı dozda veya ROS seviyesinin artmadığı durumlarda
gereksiz yere kullanılması, kapasitasyon ve fertilizasyon
ile ilgili pozitif etkilerini bloke ederek zararlı da
olur (Donnelly 1999) (Slayt
8). Gerçekten de, semen direkt E vitamini ile muamele
edilirse semende ROS miktarı ve DNA hasarı oranlarında
bir değişiklik yapmamaktadır. Oysa semen önce süperoksit
anyonu ile doyurulur ve arkasından E vitamini eklenirse,
eklenmeyen gruba göre semendeki artmış ROS konsantrasyonunu
düşürmekte ve DNA hasarlarını anlamlı derecede azaltmaktadır.
Buda bize E vitamininin sadece ROS'un arttığı durumlarda
kullanılması gerektiğini vurgulamaktadır. Diğer yandan,
E vitamini ve C vitamininin birlikte verilmesi, ROS'u
düşürmekle birlikte DNA hasarı miktarını da artırmaktadır.
Burada aşırı miktarda E vitamini verilmesinin semende
ROS'u azaltacağını ama buna karşılık DNA hasarını da
artıracağını ortaya koymaktadır. O halde E vitamini
gibi antioksidanlar yüksek dozda kullanılırlarsa zararalı
olabilmektedirler.
E vitamininin
in vitro şartlarda semen içine eklenmesinin ROS
konsantrasyonunu düşürerek spermin fertilizasyon ve
motilite fonksiyonlarını düzelttiği, membranda lipid
peroksidasyonu ile DNA hasarlı hücre oranını azalttığı,
HOS ile ölçülen vitalite oranını artırdığı ortaya konmuştur
(Askari 1994; O'Flaherty 1997; Verma 1999; Donnely 1999;
Kim 1998; Olson 2000; Aitken 1988) (Slayt
9). Bununla birlikte hasta seçimi yapılmadığı durumlarda
fertiliteyi etkilemiyeceği ve hatta fertilizasyonu bozabileceği
de bildirilmektedir (Ball 2001; Dalvit 1998).
Oral
verildiğinde ise E vitamini semende ROS konsantrasyonun
azaltmakta, motilite, sperm penetrasyonu, fertilizasyon
ve gebelik oranlarını artırmaktadır (Suleiman 1996;
Kessopoulou 1995; Geva 1996; Kim 1998) (Slayt
10). Ancak yine, hasta seçimi yapılmadığında ve
belki de kısa süreli verildiği için bazı olgularda fertilizasyon
oranları üzerinde etkili olmayacağı da önerilmiştir
(Rolf 1999).
Bütün
bunlar birlikte değerlendirildiğinde E vitamininin sadece
endikasyon bulunduğu durumlarda ve uygun dozlarda
uygun sürede kullanıldığı zaman tedavi edici önemi olduğu
anlaşılmaktadır. Mevcut bilgilerimiz bu endikasyonlar
arasında semen ROS konsantrasyonunun artışının, lökosperminin
(>10 lökosit/hpf veya 1 milyon/ml), sperm morfoloji
bozukluğunun (>%4) (özellikle sitoplazmik artık içeren
sperm sayısının artışının; >%2), immatür germ hücre
artışının ve DNA hasarı fazlalığının bulunduğunu
önermektedir (Slayt 11).
Doz olarak
ise günde 200-1200 mg E vitamini 1-2-3-6-8 ay süreyle
kullanılmaktadır. En ideal sonuçlar 2 aydan fazla süreyle
kullanıldığında elde edilmiştir. Genel olarak 3-6 ay
süreyle 100-600 mg/gün kullanılabilir (Suleiman 1996;
Kessopoulou 1995). Bir çalışmada 1 ay süreyle günde
200 mg verilmesiyle de başarılı olunabileceği bildirilmiştir
(Geva 1996).
Sonuç
olarak, infertilite yakınması olan erkeklerde tetkikleri
sonucu sperm morfoloji bozukluğu ve semende lökosit
artışı gösterilmişse, E vitamini kullanılması faydalı
olabilir. Burada hasta seçimi önemli olup, başarılı
olunabilecek hasta subgruplarının belirlenmesinde geniş
serili çalışmalara gereksinim bulunmaktadır.
Kaynaklar
Aitken
RJ, Clarkson JS. Significance of reactive oxygen species
and antioxidants in defining the efficacy of sperm preparation
techniques. J Androl 1988 Nov-Dec;9(6):367-76.
Aitken
RJ, Paterson M, Fisher H, Buckingham DW, van Duin M.
Redox regulation of tyrosine phosphorylation in human
spermatozoa and its role in the control of human sperm
function. J Cell Sci 1995 May;108 ( Pt 5):2017-25.
Aitken
RJ, Harkiss D, Knox W, Paterson M, Irvine DS. A novel
signal transduction cascade in capacitating human spermatozoa
characterised by a redox-regulated, cAMP-mediated induction
of tyrosine phosphorylation. J Cell Sci 1998 Mar;111
( Pt 5):645-56.
Askari
HA, Check JH, Peymer N, Bollendorf A. Effect of natural
antioxidants tocopherol and ascorbic acids in maintenance
of sperm activity during freeze-thaw process. Arch Androl
1994 Jul-Aug;33(1):11-5.
Ball BA,
Medina V, Gravance CG, Baumbe J. Effect of antioxidants
on preservation of motility,viability and acrosomal
integrity of equine spermatozoa during storage at 5
degrees C. Theriogenology 2001 Sep 1;56(4):577-89.
Champe
PC, Harvey RA: Biochemistry. Lippincott Company, 1994.
Dalvit
GC, Cetica PD, Beconi MT. Effect of alpha-tocopherol
and ascorbic acid on bovine in vitro fertilization.
Theriogenology 1998 Feb;49(3):619-27.
de Lamirande
E, Gagnon C.A positive role for the superoxide anion
in triggering hyperactivation and capacitation of human
spermatozoa. Int J Androl 1993a; Feb;16(1):21-5.
de Lamirande
E, Gagnon C. Human sperm hyperactivation in whole semen
and its association with low superoxide scavenging capacity
in seminal plasma. Fertil Steril 1993b. Jun;59(6): 1291-5.
de Lamirande
E, Gagnon C. Human sperm hyperactivation and capacitation
as parts of an oxidative process. Free Radic Biol Med
1993c Feb;14(2):157-66.
Donnelly
ET, McClure N, Lewis SE. The effect of ascorbate and
alpha-tocopherol supplementation in vitro on DNA integrity
and hydrogen peroxide-induced DNA damage in human spermatozoa.
Mutagenesis 1999 Sep;14(5):505-12.
Geva E,
Bartoov B, Zabludovsky N, Lessing JB, Lerner-Geva L,
Amit A. The effect of antioxidant treatment on human
spermatozoa and fertilization rate in an in vitro fertilization
program. Fertil Steril 1996 Sep;66(3):430-4.
Griveau
JF, Renard P, Le Lannou D.An in vitro promoting role
for hydrogen peroxide in human sperm capacitation. Int
J Androl 1994 Dec;17(6):300-7.
Kessopoulou
E, Powers HJ, Sharma KK, Pearson MJ, Russell JM, Cooke
ID, Barratt CL. A double-blind randomized placebo cross-over
controlled trial using the antioxidant vitamin E to
treat reactive oxygen species associated male infertility.
Fertil Steril 1995 Oct;64(4):825-31.
Kim JG,
Parthasarathy S. Oxidation and the spermatozoa. Semin
Reprod Endocrinol 1998;16(4):235-9.
Leclerc
P, de Lamirande E, Gagnon C. Interaction between Ca2+,
cyclic 3',5' adenosine monophosphate, the superoxide
anion, and tyrosine phosphorylation pathways in the
regulation of human sperm capacitation. J Androl 1998
Jul-Aug;19(4):434-43.
O'Flaherty
C, Beconi M, Beorlegui N. Effect of natural antioxidants,
superoxide dismutase and hydrogen peroxide on capacitation
of frozen-thawed bull spermatozoa. Andrologia 1997 Sep-Oct;29(5):269-75.
Olson
SE, Seidel GE Jr.Culture of in vitro-produced bovine
embryos with vitamin E improves development in vitro
and after transfer to recipients. Biol Reprod 2000 Feb;62(2):248-52.
Pasqualotto
FF, Sharma RK, Nelson DR, Thomas AJ, Agarwal A. Relationship
between oxidative stress, semen characteristics, and
clinical diagnosis in men undergoing infertility investigation.
Fertil Steril 2000 Mar;73(3):459-64.
Rolf C,
Cooper TG, Yeung CH, Nieschlag E. Antioxidant treatment
of patients with asthenozoospermia or moderate oligoasthenozoospermia
with high-dose vitamin C and vitamin E: a randomized,
placebo-controlled, double-blind study. Hum Reprod 1999
Apr;14(4):1028-33.
Sharma
RK, Pasqualotto AE, Nelson DR, Thomas AJ Jr, Agarwal
A. Relationship between seminal white blood cell counts
and oxidative stress in men treated at an infertility
clinic. J Androl 2001 Jul-Aug;22(4):575-83.
Suleiman
SA, Ali ME, Zaki ZM, el-Malik EM, Nasr MA. Lipid peroxidation
and human sperm motility: protective role of vitamin
E. J Androl 1996 Sep-Oct;17(5):530-7.
Verma
A, Kanwar KC.Effect of vitamin E on human sperm motility
and lipid peroxidation in vitro. Asian J Androl 1999
Sep;1(3):151-4.
|